Sayın Adnan Oktar'ın 8 Ekim 2016 tarihli sohbetinden önemli başlıklar

A9 TV, 8 Ekim 2016

 

İranlılar Da Museviler De Dindar İnsanlardır Ama Yoğun Bir İran Ve Musevi Karşıtlığı Yapılıyor, Bu Çok Yanlış

Kenzül Ummal’da, bu ehlisünnet kaynağı bir kitap. Müttaki el-Hindi'nin Süyuti’ye ait üç eserdeki rivayetlerin konularına göre alfabetik olarak düzenlediği hadis kitabı. Bilinen bir kitap. “İslam’da insanlardan en büyük nasibi olanlar İran halkıdır.” diyor Peygamberimiz (sav). Bak “İslam’da insanlardan en büyük nasibi olan İran halkıdır.” Kenzül Ummal’da 34 bin 126. İsteyen bakabilir. Mesela Peygamberimiz (sav) diyor ki, “İman” diyor iman yani Allah’a iman “Süreyya Yıldızı’na çıksa” bak Süreyya Yıldızı’na çıksa yani ulaşılması çok zor bir yerde olsa “Farisioğulları’ndan biri elbette alıp gelir.” diyor. Nerede? Buhari’de geçiyor. İmanlı bir millet olduğu Farisilerin Resulullah (sav)’ın hadisiyle belirtiliyor. “İranlılar İshak’ın oğullarıdır.” diyor Peygamberimiz (sav). Kenzül Ummal’da geçiyor 34 bin 138. Dolayısıyla Musevi karşıtlığı aldı başını gidiyor. İran karşıtlığı aldı başını gidiyor. Bunlar yanlış. Ve mümin muttaki Müslüman insanlar bunlar.

Yusuf Suresi 102’de şeytandan Allah’a sığınırım “Bu, sana (ey Muhammed) vahyettiğimiz gayb haberlerindendir. Yoksa onlar, (Yusuf'un kardeşleri) o hileli-düzeni kurarlarken, yapacakları işe birlikte karar verdikleri zaman sen yanlarında değildin.” “Ama ben sana şu anda bildiriyorum.” diyor Allah. “Ta Yusuf devrindeki bir olayı bildiriyorum gayb haberi.” diyor Allah. Mesela Saff Suresi 6’da şeytandan Allah’a sığınırım “Hani Meryem oğlu İsa da: 'Ey İsrailoğulları, gerçekten ben, sizin için Allah'tan gönderilmiş bir elçiyim. Benden önceki Tevrat'ı doğrulayıcı ve benden sonra ismi 'Ahmed' olan bir elçinin de müjdeleyicisiyim' demişti.” Bu gayb haberi değil mi? Bak Peygamber, Hz. Muhammed (sav) daha hiç yokken daha dedesi yok dedesinin dedesi yok. Hz. İsa Mesih, Peygamberimiz (sav)’in geleceğini gayb haber olarak bildiriyor. Ve ismiyle de bildiriyor. “İsmi de Ahmed” diyor. Bir tane, iki tane, üç tane değil çok fazla Kuran’da gayb haberleri Allah’ın bildirdiği.

 

Sahte Mehdi Hareketleri Mehdiyeti Amacından Saptırmayı Amaçlar Ama Aslında İslam'a Hizmet Ederler, Bunun Bir Mahsuru Yok

Siyasi sahte Mehdiyet’le olmaz. Sosyal sahte Mehdiyet’le de olmaz. Birçok sahte Mehdi var. Varsa var. Sahte mehdiler İslam’a çok büyük hizmet ederler. Mehdiyet’e çok büyük hizmet ederler. Bütün sahte mehdiler şu an hizmet ediyorlar. Etsin ne mahsuru var? Bana bir sahte mehdi hareketi söyleyin ki Mehdiyet hareketine zarar vermiş olsun. Mümkün değil. Deccal bile zarar veremez. Deccal bile Mehdiyet’e hizmet eder. Hem de ne hizmet. Deccal olmasa zaten Mehdi çıkmıyor.

 

(2016 Nobel Barış ödülü Kolombiya’da halkın onaylamadığı anlaşmayı yapan devlet başkanına verildi. Kolombiya devrimci silah güçleri FARC ile anlaşma imzalayan Kolombiya Devlet Başkanı Juan Manuel Santos’a bu ödül verildi. Resmini de gösterebilirim.)

Santos’a ödül İngiltere’den söyleniyor, “Buna ödülü vereceksiniz.” diyorlar. O da alıyor. Santos, PKK’ya model olsun diye bir çıkış yaptı. Özerklik veriyor. İşte “Bu topraklar sizin, idareci siz olun.” Aynı PKK’da olduğu gibi. Vardı ya bizde de bazı tipler özerklik vermek istiyorlardı falan. Zor bela önledik. Aynısı işte.

 

(Mütedeyyin vatandaşlarımızın yaşadığı Van’da homoseksüel paneli düzenlenecek. Van’da toplumun ahlakını hedef alan bir panele valiliğin nasıl izin verdiği merak konusu oldu.)

Kardeşim İstanbul’un göbeğinde Chatham House toplantısı yapılıyorsa adamlar artık yolgeçen hanına çevirmişler ortalığı. İstediğini yapıyor. Ona cesaret eden onu da yapar. Vatandaşın nabzını yokluyorlar yani ne yapacak ne edecek gibisinden. Demokratik reaksiyon gösterilmesi lazım. Kavga falan değil.

 

Şeyh Nazım Hazretlerinin Oğlu Şeyh Mehmet Efendi Çok Kıymetli, Mümin, Muttaki Bir İnsandır, Çok Güvenilirdir

Mehmet Efendi dünya tatlısı. Şeyh Nazım Hocamızın o güzel ahlakı ona da tecelli eder. Çok efendi, halim selim, sakin, çok nezih bir insandır. Bayağı dürüsttür. Çok efendidir. Hayatında şaibeli en ufak bir nokta yoktur. Beş vakit namazında mümin mübarek bir insandır. Nakşibendi şeyhidir. Silsileli. Efendim sağlam şeyhtir. Güvenle kardeşlerimizin itibar edeceği bir alimdir. Yine Şeyh Ahmet Yasin Hocamız da öyle aynı bahçenin gülleri onlar. O da öyle çok nurlu, çok efendi. O da seyittir. Her ikisi de seyit biliyorsunuz. Şeyh Mehmet Efendi de seyittir. Şeyhimiz Sultanımız Şeyh Nazım Kıbrısi Hazretleri seyit olduğu için tabii oğlu da dolayısıyla seyit olmuş oluyor. Aynı şekilde Bursa’nın güzel insanı oranın mübarek Şeyhi Sultanımız Hazretleri de çok değerli bir insandır Şeyh Ahmet Yasin Hazretleri. Mübarek bir insandır.

 

Şeyh Nazım Hazretlerini Tayyip Hocam Da Çok Seviyordu, Şeyhimiz Rahatsızlığında Da Özel İlgi Göstermişti

Tayyip Hocam da çok sever Şeyh Nazım Hocamız’ı. Anne de Hocamız’a bağlıdır. Anne Hocamız’a bağlı Şeyh Nazım Hocamız’a bağlıdır. Canı gibi sever anne. Mesela Allah razı olsun Tayyip Hocam’a o yüzden ayrı bir sevgim vardır. Rahatsızlandı dedi ki, “Cumhurbaşkanlığının uçağını göndereyim.” dedi Şeyhime. “Ambülans uçağını göndereyim hemen.” dedi. Bizden telefon numarası istediler. “Hemen” dedi “hastaneye kaldıralım.” dedi. Oğulları “Gerek yok.” dediler. Şeyhimiz de hakikaten orada iyi bakılıyordu Kıbrıs’ta. Kendi yakınları falan da orada. Bir manevi atmosfer de var. Buradan da doktor götürüldüğü için gerek duymadılar akrabaları, yakınları, o kanaatte olmadılar. Yoksa “Buraya getirelim” dedi Tayyip Hocam.

 

Nakşibendiler Çok Sevgi Doludur, Herkesi Severler, Kimseye Haset Etmezler, Kızmazlar, Öfkelenmezler, Herkesle Görüşürler

Ürdün Prensleri, Malezya, Endonezya Devlet Başkanları hepsi Şeyhimiz’e bağlıdır, Şeyh Nazım Kıbrısi Hazretleri’ne. Dünya tatlısı ama tabii öyle değerli insanların kıymeti tam bilinemiyor Allah’ın hikmeti. Artık cennete olan isteğimiz malum. Allah cennette görüştürsün dünya tatlısı. Oğlu da çok çok efendidir Şeyh Mehmet Efendi kuzu gibi. Halim, sakin, beş kuruş dünya malına tenezzül etmez. Mütevazı evinde mütevazı yaşar. Göster bak Şeyh Nazım Hocam’ı Tayyip Hocam’la birlikte resmini. Görüyor musun? Tayyip Hocam’ın işte bu yönü çok güzeldir. Çok güzel sahip çıkar böyle değerli insanlara. Allah feyzinden, bereketinden istifade etmeyi nasip etsin bizlere, herkese. Bu ocak mübarek bir ocak. Bak herkesi seven insanlardır bunlar. Mesela kimseye haset etmezler, kızmazlar, öfkelenmezler. Mesela Şeyh Mehmet Efendi çok müşfik bir insandır. Herkesi sever, herkesle görüşür. Şeyh Ahmet Yasin Hocam da öyle, kim olursa olsun görüşür. Hani “Şu şöyledir, bu böyledir” değil yani çok sevgi doludur. Allah bu güzel ocaklara güzel bereketler nasip etsin. Allah kalplerine ferahlık versin. Münafık azgınlığından korusun Cenab-ı Allah. Münafık pisliğini Allah bu güzel ocaklara yaklaştırmasın.

 

İsrail Devletini İlk Olarak İngilizler Kurmuştur. Bu, Belgelerle Sabittir

1917 yılında Kudüs, İngiltere tarafından işgal ediliyor. İsrail yoktu ki, Musevi de yoktu. Musevi işgal etmedi. İngilizler işgal etti Kudüs’ü. Kudüs’ü aldılar İsrail yönetimine verdiler. İsrail devletini kurdular. “Siz yöneteceksiniz” dediler. İşgal eden İngiliz askeri. İsrail ordusunu eğiten, İsrail istihbaratını oluşturan yine İngilizler. Yani bunu inkar etmek mümkün değil ki. Yüzlerce binlerce belgeyle bu sabit. İsrail de biliyor bunu.

Bu Balfour Deklarasyonu olarak bilinen belge İngiliz Dışişleri Bakanı Balfour tarafından Chatham House’un kurucularından Lord Rothschild’e veriliyor. Böylece İngiltere İsrail’in kurulmasının temelini atıyor. 1917’de İngiltere Dışişleri Bakanı Arthur Balfour, Musevi devletinin kurulmasını destekleyeceklerine dair mektup yayınlanıyor. Yani “kuracağız” diyor. Bunu kimse ortada savunmuyor. İlk savunan İngiliz derin devletidir. Bu Balfour Deklarasyonu olarak bilinen bu belge İngiliz Dışişleri Bakanı Balfour tarafından Chatham House kurucularından Lord Rothschild’e veriliyor. Chatham House kurucularından Lord Rothschild. Meşhur Rothschild ailesi. Böylece İngiltere, İsrail’in kurulmasının temelini atıyor. Bunda inkar edilecek bir şey yok, açık.

 

İngiliz Derin Devleti, İsrail Devletinin Toprağının Sınırlarını İlk Belirleyendir Ve Abdülhamit De Bu Toprakları Bir Şekilde Vermiştir

Filistin’de Yahudileri nereye yerleştireceklerine dair ilk harita ve raporu İngiliz yazar ve ajan Laurence Oliphant hazırlıyor. Bu raporu Abdülhamit’in iktidara gelmesinden iki yıl sonra sunuyor. Ona göre Abdülhamit orada toprak vermeye başlıyor. Bu sırada Filistin’e Yahudi yerleşimi hiç yok. Bölgede sadece birkaç bin Yahudi yaşıyor. Siyonizm diye de bir hareket yok. Theodor Herzl, Alman üstü bir medeniyet olduğunu söylüyor. Alman ırkçısı Theodor Herzl, Musevi. Yani hiçbir şekilde Musevi ırkçısı değildir. Musevi’yi devletin koruması yanlısı değildi. “Almanların içinde yaşayın” diyordu Theodor Herzl. Öyle bir şey yok. İngiliz derin devleti ilk defa toprağın şeklini, yerini, modelini ortaya koydu. Abdülhamit de toprakları verdi. Bir şekilde verdi nasıl verdiğini bilmiyorum. Ve ilk nüve oluşturuldu sonra da 48’de İsrail devleti ilan edildi. Karmaşık bir yapı yok. İlk harita ve raporu İngiliz yazar ve ajan Laurence Oliphant hazırlıyor. Belgeleri elimde. Bu raporu Abdülhamit iktidara gelmesinden iki yıl sonra sunuyor. Bunun da belgeleri elimde. Bu devire kadar orada tek bir Yahudi yerleşim bölgesi yok. Sonra gördünüz haritada, akıl almaz topraklar veriyor Abdülhamit.

 

Filistin'de Devlet Kuracak Sayıda Musevi Ve Toprak Yoktu Ama Abdülhamit Kanun Çıkarttı Ve 36 Yerleşim Bölgesine Musevileri Yerleştirdi

Filistin’de devlet kuracak kadar ne Musevi vardı o zamanlar ne toprak vardı. Abdülhamit oraya 80 bin Musevi getirdi. Ve topraklar verdi. Toprak satışına dair kanunu çıkarttırdı. Otuz altı büyük dev yerleşim bölgesi oluşturdu.  Hektar hesabıyla. Ve Musevileri oraya yerleştirdi. Abdülhamit’in en beğendiğim yönü budur. Allah razı olsun. Musevileri oraya yerleştirmesidir. Ve İsrail devletinin kurulmasındaki büyük başarısıdır.  Bu yönüyle takdir ediyorum. Çünkü bu garibanlara bir yurt sağlamış oldu. Bunda sevaba girdi, Allah razı olsun.

2016-10-15 03:08:48

Harun Yahya Etkiler | Basında Harun Yahya | Sunumlar | Ses kasetleri | İnteraktif CD'ler | Konferans setleri | Radyo programı / Piyesler | Broşürler| Site Hakkında | HarunYahya.net | Ana sayfanız yapın | Sık kullanılanlara ekle | RSS Servisi
Bu sitede yayınlanan tüm materyaller, Sayın Adnan Oktar’ı referans göstermek koşuluyla telif hakkı ödemeksizin kopyalanabilir ve çoğaltılabilir
© Sitemizde ve diğer tüm Harun Yahya eserlerinde yer alan Sayın Adnan Oktar’a ait şahsi fotoğrafların bütün yayın hakları Global Yayıncılık Ltd.Şti’ne aittir. Kısmen de olsa izinsiz kullanılamaz ve yayınlanamaz.
© 1994 Harun Yahya. www.harunyahya.org
page_top