Homo erectus

Evrimcilerin "dik yürüyen insan" anlamına gelen Homo erectus sınıflandırması, insanın hayali soyağacında en ilkel tür sayılır. Evrimciler bu insanları, "erect" (dik) sıfatı ile önceki sınıflamalarından ayırmak zorunda kalmışlardır. Çünkü eldeki tüm Homo erectus fosilleri, Australopithecus ya da Homo habilis örneğinde görülmediği kadar diktir. Günümüz insanının iskeleti ile Homo erectus iskeleti arasında hiçbir fark yoktur.

10 BİN YILLIK HOMO ERECTUSLAR

10 Ekim 1967'de Avustralya Victoria'daki Kow Swamp Gölü yakınında bulunan bu iki kafatasına Kow Swamp I ve Kow Swamp V adı verildi.

Evrimciler, ilkel bir tür olarak tanımladıkları Homo erectusların, bundan 10 bin sene önce yaşayan bir insan ırkı olduğu gerçeğini kabul etmek istemediler.

Evrimcilerin Homo erectus'u "ilkel" saymaktaki en önemli dayanakları, kafatası hacminin (900-1100 cc.) günümüz insanının kafatası hacmi ortalamasından küçük olması ve kalın kaş çıkıntılarıdır. Oysa bugün de dünyada Homo erectus'la aynı kafatası hacmine sahip pek çok insan yaşamaktadır (örneğin pigmeler) ve bugün de çeşitli ırklarda kaş çıkıntıları vardır (örneğin Avustralya yerlileri Aborijinlerde). Kafatası hacmi farklılığının zeka ve beceri yönünden hiçbir fark oluşturmadığı ise bilinen bir gerçektir. Zeka, beynin hacmine göre değil, beynin kendi içindeki organizasyonuna göre değişir. 205

Homo erectus'u dünyaya tanıtan fosiller, her ikisi de Asya'da bulunan Pekin Adamı ve Java Adamı fosilleriydi. Ancak zamanla bu iki kalıntının da güvenilir olmadıkları anlaşıldı. (bkz. Pekin Adamı, Java Adamı) Bu nedenle Afrika'da bulunan Homo erectus fosilleri giderek daha fazla önem kazandı. (Bu arada, Homo erectus olarak tanımlanan fosillerin bir kısmının bazı evrimciler tarafından Homo ergaster adlı ikinci bir sınıflamaya dahil edildiğini de belirtmek gerekir. Bu konuda aralarında anlaşmazlık vardır.)

Afrika'da bulunan Homo erectus örneklerinin en ünlüsü, "Narikotome homo erectus" ya da "Turkana Çocuğu" fosilidir. Fosilin dik iskelet yapısı günümüz insanınınkinden farksızdır.206 Dolayısıyla Homo erectus da yine günümüzde yaşamakta olan bir insan ırkıdır. (bkz. Turkana Çocuğu)

Connecticut Üniversitesi'nden Prof. William Laughlin, Eskimolar ve Aleut Adaları insanları üzerinde uzun yıllar anatomik incelemeler yapmış ve bu insanlar ile Homo erectus'un şaşırtıcı derecede birbirlerine benzediklerini görmüştür. Laughlin'in vardığı sonuç, tüm bu ırkların gerçekte Homo sapiens türüne (günümüz insanına) ait farklı ırklar olduğudur:

HOMO ERECTUS'UN DENİZCİLİK KÜLTÜRÜ
"Antik denizciler: İlk insanlar sandığımızdan daha akıllıydılar" New Scientist dergisinde yayınlanan 14 Mart 1998 tarihli bu makaleye göre evrimcilerin Homo erectus ismini verdikleri insanlar, günümüzden 700 bin yıl önce gemicilik yapıyorlardı. Gemi yapabilecek bilgi, teknoloji ve kültüre sahip insanların ilkel sayılmaları elbette ki mümkün değildir.

Hepsi Homo sapiens türüne ait olan Eskimolar ve Avustralya yerlileri gibi uzak gruplar arasındaki büyük farklılıkları dikkate aldığımızda, Homo erectus'un da kendi içinde farklılıklar taşıyan bu türe (Homo sapiens'e) ait olduğu sonucuna varmak çok mantıklı gözükmektedir.207

Bir insan ırkı olan Homo erectus ile "insanın evrimi" senaryosunda kendisinden önce gelen maymunlar (Australopithecus, Homo habilis, Homo rudolfensis) arasında büyük bir uçurum vardır. Yani fosil kayıtlarında beliren ilk insanlar, evrim süreci olmadan, aynı anda ve aniden ortaya çıkmışlardır. Yaratılmış olmalarının bundan daha açık bir göstergesi olamaz.

Ancak bu gerçeği kabul etmek, evrimcilerin dogmatik felsefelerine ve ideolojilerine aykırıdır. Bu nedenle, özgün bir insan ırkı olan Homo erectus'u yarı-maymun bir canlı gibi göstermeye çalışırlar. Bundan dolayı da yaptıkları Homo erectus rekonstrüksiyonlarında ısrarla maymunsu hatlar çizerler. . (Detaylı bilgi için bkz. Evrim Aldatmacası, Harun Yahya, Araştırma Yayıncılık)

205 Marvin Lubenow, Bones of Contention, Grand Rapids, Baker, 1992, s.83
206 Boyce Rensberger, The Washington Post, November 19, 1984
207 Marvin Lubenow, Bones of Contention, Grand Rapids, Baker, 1992. s.136

2009-07-30 21:43:42

Harun Yahya Etkiler | Basında Harun Yahya | Sunumlar | Ses kasetleri | İnteraktif CD'ler | Konferans setleri | Radyo programı / Piyesler | Broşürler| Site Hakkında | HarunYahya.net | Ana sayfanız yapın | Sık kullanılanlara ekle | RSS Servisi
Bu sitede yayınlanan tüm materyaller, Sayın Adnan Oktar’ı referans göstermek koşuluyla telif hakkı ödemeksizin kopyalanabilir ve çoğaltılabilir
© Sitemizde ve diğer tüm Harun Yahya eserlerinde yer alan Sayın Adnan Oktar’a ait şahsi fotoğrafların bütün yayın hakları Global Yayıncılık Ltd.Şti’ne aittir. Kısmen de olsa izinsiz kullanılamaz ve yayınlanamaz.
© 1994 Harun Yahya. www.harunyahya.org
page_top
iddialaracevap.blogspot.com ahirzamanfelaketleri.blogspot.com ingilizderindevleti.net