Darwinistler görsel telkinlerle, yaptıkları büyüyü yaygınlaştırmaya çalışırlar

Darwinist yayınların neredeyse tümünde görmüşsünüzdür. Yıllar boyunca Nebraska Adamı neredeyse en önemli evrim delili olarak tanıtılmaya çalışılmıştır. Bu hayali varlığı tanıtan yazıların hemen yanı başında da çok tanıdık bir resim bulunur. Hafif eğik yürüyüşlü bir maymun adam, karısı, yaşadığı ortam, elinde avlanacağı silah vs. Resim o kadar detaylıdır ki, söz konusu hayali varlık hakkında zihinlerde yeterli görünüm oluşmuştur. Fazla araştırma imkanı olmayan, konu hakkında bilgisiz okuyuculara yönelik olarak Darwinist amaca ulaşılmıştır. Darwinist aldatmacanın farkında olmayan okuyucular, ailesiyle birlikte ilkel bir ortamda yaşayan bir maymun adamın varlığına kolaylıkla ikna olmuşlardır.

Oysa bu gerçek değildir.
Nebraska Adamı olarak insanlara tanıtılan bu hayali varlığın çıkış noktası tek bir diştir. Daha önce detaylarını belirttiğimiz gibi, bu diş de bir yaban domuzuna aittir. Yani insanlar üzerinde görsel telkinlerle oluşturulmaya çalışılan kanaat, bir yaban domuzunun azı dişinden yola çıkılarak meydana getirilmiştir. Her nasılsa bu domuz dişinden, hayali Nebraska Adamının ailesinin görüntüleri sağlanmıştır. Bir başka deyişle, çok büyük bir hile yapılmış, insanlara aslında açıkça yalan söylenmiştir.
Bu telkin metodu halen devam etmektedir. Denizden karaya doğru ilerlemeye başlayan, yüzgeçleri gitgide kollara dönüşmeye başlayan balık resmi, tamamen hayal ürünü bir çizimden ibarettir. Darwinistler hiçbir delili olmayan böyle bir geçişi insanlara inandırabilmek için yine aynı yöntemi kullanırlar. Bir sahtekarlığı konu eden bilim dergisi veya bilim sitesinde, söz konusu haberin yanında konuyla tamamen ilgisiz şekilde, gitgide dikleşen ve insana dönüşen maymun şemasını koymak, konunun evrimle ilişkilendirilmesini sağlamaktadır. Herhangi bir okuyucu, verilen bu haberi, görsel telkinlerle evrimin bir parçası hatta bir delili olarak algılayabilir. Çoğu zaman söz konusu makalede yazanları okumaz, ama burada yer alan evrimi çağrıştıran resim hafızasında kalır. Aynı kişi, klonlama veya genom projesi haberlerinin yanına konan ve konuyla tamamen ilgisiz olan evrim resimlerini de aynı telkinle alır. Genom projesindeki herhangi bir bilimsel ilerleme, ona evrimin de sanki bilimsel olarak delillendirildiği izlenimini verir.
İşte bu sahte görsel telkin, tipik bir Darwinist propaganda yöntemidir. Psikolojik telkin metodlarının en sık kullanılanlarındandır. Oysa bir kafatası fosili üzerine gerçekleştirilen rekonstrüksiyonlar farklı sanatçıların farklı hayal güçlerini yansıtan birer sanat çalışmasıdır sadece. Tıpkı Nebraska Adamı örneğinde olduğu gibi.
Kuşkusuz bunun bilimle hiçbir ilgisi yoktur. Bunların evrimle de hiçbir ilgisi yoktur. Bilimsel delil getirmektense, sahte bir telkin yöntemi izlenmektedir, o kadar.
Jonathan Wells bu Darwinist sahtekarlığı şu sözlerle örneklendirmektedir:
1972'de Kenya'nın kuzeyinde bulunan meşhur bir fosil kafatası, üst çenenin kafatasının geri kalanına yerleştiriliş şekli nedeniyle sürekli olarak görünüm değiştiriyordu. Paleantropolog olan Alan Walker, Michael Day ve Richard Leakey "1470 tarihli kafatasının" iki bölümünü incelerken, Roger Lewin yapılan çalışmaların sayımını yapıyordu. Lewin'e göre Walker şunu söylemişti: "Üst çeneyi ileri doğru kaldırabilir ve ona uzun bir yüz yerleştirebilirsin ya da onun içine sokup yüzü kısaltabilirsin... Bunlardan hangisini yapacağın gerçekte senin örgörülerine bağlıdır. İnsanların onunla ne yaptıklarını görmek çok ilginç." Lewin, Leakey'in de hadiseyi yeniden hatırlattığını not ediyor: "Evet onu bu şekilde tutarsan böyle görünür, şu şekilde tutarsan başka türlü görünür."
Daha son zamanlarda, National Geographic dergisi, 1470 yıllı kafatasıyla aynı türe ait olduğu düşünülen yedi kemik fosili kalıplarından dişi bir figürü yeniden yapmaları için dört tane sanatçıya görev verdi. Sanatçılardan biri, alnı olmayan, alt ve üst çenesi gagalı bir dinozorunkine benzeyen bir yaratık çizdi. Diğer sanatçı, nispeten iyi görünümlü fakat garip şekilde uzun kollara sahip modern bir Afrikan-Amerikan bir kadın çizdi. Üçüncü sanatçı, bir gorilinkine benzeyen kolları ve bir Hollywood kurdununkine benzeyen yüzüyle sıska bir dişi çizdi. Dördüncü sanatçı ise, vücudu kılla kaplı, ağaca tırmanan ve gorilinkine benzeyen kalın kaşlarının altından etrafı gözleyen, boncuk gözlere sahip bir figür çizdi.
Bu çarpıcı çizimler kümesi, tek bir fosil takımının çeşitli yollarla nasıl yeniden yapılandırılabileceğini açıkça göstermektedir. Bazen, maymun-insan zincirine eklenecek bir ara form arayışı, hangi çizim en uygunsa onu almayı tercih edebilir.
Darwinistlerin bu sahtekarlığı kolayca yapabilmelerindeki sebep, soyu tükenmiş canlı fosillerini alıp, bunları diledikleri şekle sokup, istedikleri görünümde sunabilmelerindendir. Darwinistler ürettikleri bu rekonstrüksiyonları o kadar yoğun bir biçimde kullanırlar ki, ciltler dolusu bir evrim kitabı sırf bu sahte çizimlerden oluşabilir. Hatta bir doğa tarihi müzesinin materyal olarak sahip olduğu tek şey bu rekonstrüksiyonlar olabilir. İnsanlara yıllarca bu sahte çizimleri ve maketleri gösterir, bunların gerçekten yaşamış olduğuna dair telkin vermeye çalışırlar. Elbette bu müzeleri ziyaret eden pek çok kişi, profesörlerin ve bilim adamlarının denetiminde olan, devletin desteğini almış böyle bir tarih müzesinin sergilediği her şeyin yalan ve sahte olduğuna ihtimal vermemektedir. Hatta sırf bu sebeple gördüklerinden etkilenmekte, kafası küçük, çenesi büyük, eğik yürüyen, vücudu tüylerle kaplı bu hayali canlının tarihte bir zamanda mutlaka yaşamış olduğuna kanaat getirmektedir. Oradaki pek çok kişi, bu gösterilen sahte heykel ve resimlerin gerçekte hiçbir zaman yaşamadığını, bunların tamamının sahte olduğunu, bunu haklı çıkaran tek bir fosil kanıtı bile bulunmadığını, hatta tam tersine fosil kayıtlarının bu iddiayı tamamen yalanladığını bilmemekte, hatta bunu araştırmamaktadır bile. Karşılaştığı telkin öylesine güçlüdür ve bunu destekleyen öylesine kıdemli kişiler vardır ki, bunun doğruluğunu sorgulamak onlara mantıksız bile gelebilir. Fakat bu yolla sürekli aldatılmakta, sürekli olarak bir yalana ortak olmaktadırlar.

Doğa tarihi müzelerine gidildiğinde, zaten genellikle fosillerden ziyade bu sahte çizimler veya hayali maket varlıklar insanlara sergilenir. Darwinistler fosilleri gösteremezler, çünkü fosillerin tümü mükemmel canlılara aittir. Fosillerin tamamı, canlıların milyonlarca yıl öncesinde de, tam ve eksiksiz, mükemmel canlılar olduklarını göstermektedirler. Dahası fosiller, günümüz canlılarının milyonlarca yıl önce de var olduklarını ve hiçbir şekilde değişmediklerini de göstermektedirler. İşte bu durum, paleontoloji müzelerinin tek kaynağı olması gereken fosillerin devre dışı kalmasına sebep olmuştur. Fosillerin tümü yaratılış gerçeğini ispat ettiğinden Darwinistler tam 300 milyon fosili saklamışlardır. Asla sergilememiş, insanlara göstermemişlerdir.

Darwinistler, çeşitli bilim dergilerini de görsel telkin malzemesi olarak kullanmaktadırlar. Darwinist dergiler bilimsel delil sunamayacakları için asıl olarak propagandaya ağırlık vermektedirler. Propagandanın en önemli gereği olarak göz boyayıcı bir sayfa düzeni, kapak ve sayfalarda kullanılan renkler, kapak tasarımı, seçilen fotoğraflar ve hitap şekli okuyucuya gereken mesajı vermek için yeterli görülür. Bu görünümün altında gizlenen büyü, dergiyi alıp okuyan kişinin görsel olarak derginin görünümünden ve içindeki resimlerden etkilenmesini ve içerik olarak da kullanılan garip Latince terimlerin tesiri altında kalmasını sağlamaktadır.
Reklamlardan sinema filmlerine, müzik kliplerinden şarkı sözlerine, çizgi filmlere, kitaplara, makalelere kadar her türlü fırsat bu büyünün bozulmaması için kullanılır. Amaç insanların bazı kelimeleri ve cümle kalıplarını ezbere bilmeleri ve görüntülere aşina olmalarıdır. Hayali maymundan insana geçiş aşamaları, yalancı ara fosil görüntüleri, sahte ilkel insan canlandırmaları hayatın her anını kaplamıştır. Gazete ve dergilerde küçük ya da büyük, bir kelime olarak ya da kapsamlı bir şekilde, sürekli bu konu üzerinde durulur. Bu şekilde insanların üzerindeki Darwinist büyünün etkisinin bozulmaması amaçlanmaktadır.
Yaratılışa karşı geliştirilen özel üslup, kendilerince yaptıkları alaycı tavırlar yine bu büyünün etkisini tamamlayabilmek içindir. Allah inancına yönelik fıkraların, yazıların, konuşmaların, karikatürlerin tümünün (Allah'ı tenzih ederiz) nedeni, insanları Darwinist telkine alıştırabilmek amacını taşır. İnsanlarda, Allah inancına olan her türlü eğilimi ortadan kaldırabilmek ve beyinlerinde Darwinizm'in temelini atabilmek için yapılan bu çirkin gösteri, deccalin oyununun bir parçasıdır.
Fakat bu büyü artık bozulmuştur. Deccal destekçileri ise içine düştükleri durumu tam anlamıyla kavrayamamaktadırlar. Darwinizm'in gerçek olmadığına dair delillerin yalnızca bir kere anlatılmasının ardından bir insanın evrim teorisine olan inancını sürdürmesi söz konusu olamaz. Bunu yapmak için, Darwinist propaganda yöntemlerindeki gibi, karmaşık kelimeler, Latince terimler ve görsel telkinler gerekmemektedir. Gerçeklerin tek bir kere, son derece sade bir dille anlatımı, Darwinizm'in geçersizliğini gösteren delillerin tek bir kere gözler önüne serilmesi yeterlidir. Hayatı boyunca Darwinizm telkinini almış bir insan bile, bu inkar edilemeyecek gerçekler karşısında Darwinizm yalanına inanmayı sürdüremez. "İnanıyorum" dese de bu doğru değildir, çünkü artık gerçekleri bilmektedir. Bir insanın, kapkaranlık bir odanın içinde, perdenin ardındaki Güneş'i yalnızca bir saniye görmesi yeterlidir. Oturduğu oda ne kadar karanlık olursa olsun, artık bu kişiyi dışarıda gece olduğuna inandırmak imkansızdır. fiu anda yaşanan durum da bundan farksızdır. Yıllarca son derece başarılı zannedilen Darwinist telkinler, gerçeklerin yalnızca bir kere ve bilimsel delillerle açıklanmasıyla ortadan kalkmış, tüm etkisini kaybetmiştir.
Rabbimiz, deccale uyanların durumunu ayetinde şu şekilde haber vermiştir:
İşte bunlar, kendilerini hüsrana uğratanlardır ve yalan olarak uydurdukları (düzme tanrılar da) onlardan uzaklaşıp-kaybolmuşlardır. (Hud Suresi, 21)

2010-02-02 14:30:40

Harun Yahya Etkiler | Basında Harun Yahya | Sunumlar | Ses kasetleri | İnteraktif CD'ler | Konferans setleri | Radyo programı / Piyesler | Broşürler| Site Hakkında | HarunYahya.net | Ana sayfanız yapın | Sık kullanılanlara ekle | RSS Servisi
Bu sitede yayınlanan tüm materyaller, Sayın Adnan Oktar’ı referans göstermek koşuluyla telif hakkı ödemeksizin kopyalanabilir ve çoğaltılabilir
© Sitemizde ve diğer tüm Harun Yahya eserlerinde yer alan Sayın Adnan Oktar’a ait şahsi fotoğrafların bütün yayın hakları Global Yayıncılık Ltd.Şti’ne aittir. Kısmen de olsa izinsiz kullanılamaz ve yayınlanamaz.
© 1994 Harun Yahya. www.harunyahya.org
page_top
iddialaracevap.com adnanoktarhaber.com adnanoktarhukuk.com adnanoktargercekleri.net
"Silahlı suç örgütü iddiası tamamen asılsızdır, yalandır, iftiradır."
"Bizim yaptığımız tek şey Allah'ın yaratışını anlatmaktır."
"Almanya'da İslamofobi var, İslam düşmanları var..."
Bir örgüt olsak devlet bizimle faaliyette bulunur mu?
DAVAMIZ METAFİZİKTİR – 2. BÖLÜM
DAVAMIZ METAFİZİKTİR – 1. BÖLÜM
MAHKEME SÜRECİNDE SİLİVRİ CEZAEVİNDE YAŞANAN EZİYET VE ZULÜMLER
DAVA DOSYASINDAKİ CİNSELLİK KONULU İDDİALAR TÜMÜYLE GEÇERSİZDİR
DURUŞMALARIN İLK HAFTASI
"İNFAK" SUÇ DEĞİL, KURAN'IN FARZ KILDIĞI BİR İBADETTİR
GERÇEK TURNİKE SİSTEMİ GENELEVLERDE
Adnan Oktar davasının ilk duruşması bugün yapıldı.
AVK. UĞUR POYRAZ: "MEDYADA FIRTINA ESTİRİLEREK KAMUOYU ŞARTLANDIRILDI,...
Adnan Oktar'ın itirafçılığa zorlanan arkadaşlarına sosyal medyadan destek...
Adnan Oktar suç örgütü değildir açıklaması.
Adnan Oktar'ın cezaevinden Odatv'ye yazdığı mektubu
Adnan Oktar'dan Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan'a mektup
Casuslukla suçlanmışlardı, milli çıktılar.
TBAV çevresinden "Bizler suç örgütü değiliz,kardeşiz" açıklaması
Bu sitelerin ne zararı var!
Adnan Oktar ve arkadaşları 15 Temmuz'da ne yaptılar?
Sibel Yılmaztürk'ün cezaevinden mektubu
İğrenç ve münasebsiz iftiraya ağabey Kenan Oktar'dan açıklama geldi.
Adnan Oktar ve arkadaşlarına Emniyet Müdürlüğü önünde destek ve açıklama...
Adnan Oktar hakkında yapılan sokak röportajında vatandaşların görüşü
Karar gazetesi yazarı Yıldıray Oğur'dan Adnan Oktar operasyonu...
Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan'dan Adnan Oktar ile ilgili...
Ahmet Hakan'nın Ceylan Özgül şüphesi.
HarunYahya eserlerinin engellenmesi, yaratılış inancının etkisini kırmayı...
Kedicikler 50bin liraya itirafçı oldu.
Adnan Oktar ve arkadaşlarına yönelik operasyonda silahlar ruhsatlı ve...
FETÖ'cü savcının davayı kapattığı haberi asılsız çıktı.
Adnan Oktar ve arkadaşlarının davasında mali suç yok...
Cemaat ve Vakıfları tedirgin eden haksız operasyon: Adnan Oktar operasyonu...
Tutukluluk süreleri baskı ve zorluk ile işkenceye dönüşüyor.
Adnan Oktar’ın Cezaevi Fotoğrafları Ortaya Çıktı!
"Milyar tane evladım olsa, milyarını ve kendi canımı Adnan Oktar'a feda...
Adnan Oktar davasında baskı ve zorla itirafçılık konusu tartışıldı.
Adnan Oktar ve arkadaşlarının davasında iftiracılık müessesesine dikkat...
Adnan Oktar davasında hukuki açıklama
Adnan Oktar ve Arkadaşlarının Masak Raporlarında Komik rakamlar
Adnan Oktar ve Arkadaşlarının tutukluluk süresi hukuku zedeledi.
Adnan Oktar'ın Museviler ile görüşmesi...
Adnan Oktar ve arkadaşlarına yönelik suçlamalara cevap verilen web sitesi...
Adnan Oktar ve arkadaşlarına karşı İngiliz Derin Devleti hareketi!
Adnan Oktar iddianamesinde yer alan şikayetçi ve mağdurlar baskı altında...
Adnan Oktar iddianamesi hazırlandı.
SAYIN NEDİM ŞENER'E AÇIK MEKTUP
Adnan Oktar ve Nazarbayev gerçeği!
En kolay isnat edilen suç cinsel suçlar Adnan Oktar ve Arkadaşlarına...
Adnan Oktar kaçmamış!
BİR KISIM MEDYA KURULUŞLARINA ÇAĞRI !!!
FİŞLEME SAFSATASI
İSA TATLICAN: BİR HUSUMETLİ PORTRESİ
SİLİVRİ CEZAEVİNDE YAŞANAN İNSAN HAKLARI İHLALLERİ
MÜMİNLERİN YARDIMLAŞMASI VE DAYANIŞMASI ALLAH'IN EMRİDİR
GÜLÜNÇ VE ASILSIZ "KAÇIŞ" YALANI
ABDURRAHMAN DİLİPAK BİLMELİDİR Kİ KURAN’A GÖRE, ZİNA İFTİRASI ATANIN...
YALANLAR BİTMİYOR
SAÇ MODELİ ÜZERİNDEN KARA PROPAGANDA
TAHLİYE EDİLENLERE LİNÇ KAMPANYASI ÇOK YANLIŞ
MEDYA MASALLARI ASPARAGAS ÇIKMAYA DEVAM EDİYOR
Adnan Oktar ve Arkadaşlarının ilk duruşma tarihi belli oldu.
AKİT TV VE YENİ AKİT GAZETESİNE ÖNEMLİ NASİHAT
YAŞAR OKUYAN AĞABEYİMİZE AÇIK MEKTUP
KARA PARA AKLAMA İDDİALARINA CEVAP
Adnan Oktar ve FETÖ bağlantısı olmadığı ortaya çıktı.
TAKVİM GAZETESİNİN ALGI OPERASYONU
Adnan Oktar ve Arkadaşlarına yönelik suçlamaların iftira olduğu anlaşıldı.