Terörizmi besleyen ideolojiler

Bugün dünyanın dört bir köşesinde terör, soykırım ve katliamlar yaşanmakta, masum insanlar hunharca öldürülmekte, suni sebeplerle birbirlerine düşman hale getirilen topluluklar ülkeleri kana bulamaktadır. Birbirlerinden çok farklı tarihlere, kültürlere ve toplumsal yapılara sahip olan ülkelerde meydana gelen bu olayların, her ülkede kendine özgü bazı nedenleri ve kaynakları olabilir. Ancak biraz araştırıldığında her birinin ilginç bir ortak noktası olduğu görülecektir. Bu, dinsiz ideolojilerin toplumlar üzerinde yarattığı manevi tahribattır.

Bu dinsiz ideolojilerin en önemli ortak özelliklerinden biri, militanlarını Darwinizm ile eğitiyor olmalarıdır. Evrim teorisi, insanların kendilerini sorumlu hissedecekleri ve ahirette hesap verecekleri bir Yaratıcı olduğu gerçeğini reddeder. Bu teorinin eğitimini gören bir insan da kendinin sorumsuz ve başıboş olduğunu zanneder. Bu nedenle de "nasılsa kimseye hesap vermeyeceğim" diye düşünerek, her türlü insafsızlığı, ahlaksızlığı ve vicdansızlığı kolaylıkla yapmaya açık hale gelir.

Evrim teorisinin terörizme verdiği ikinci önemli destek ise, bu teorinin insanı gelişmiş bir hayvan olarak göstermesidir. Dolayısıyla Darwinizm'e inananlar, bir insanın öldürülmesini herhangi bir hayvanın öldürülmesi kadar kolay görürler. Bölücü terörün tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de bebekleri, kadınları, yaşlıları ve binlerce masum insanı gözünü dahi kırpmadan öldürebilmesinin ardında yatan neden, işte sahip oldukları ve tüm insanlık için tehlike oluşturan bu Darwinci anlayıştır.
Darwinizm'in tehlikelerinin insanlara anlatılmasının önemi bu noktada tekrar ortaya çıkmaktadır. Darwinizm'i bilimsel bir gerçek zanneden ve dini duygulardan uzak, Allah korkusu olmayan bazı kimseler, kendilerine Darwinizm'e dayandırılan ideolojiler telkin edildiğinde kolayca ikna edilebilmektedir. Ve bu kapsamlı telkinin sonrasında herkes gibi sade bir insan, eline silah alıp dağa çıkabilmekte, masum insanların canına kast edebilmekte ve devletine karşı ayaklanabilmektedir. Çünkü bu kişilere, Allah, din, vatan, millet ve bayrak sevgisi yerine, dinsizlikleri ve kanlı katliamları ile ünlenmiş Stalin'i, Lenin'i, Mao'yu sevip saymaları, insanı hayvan gibi gösteren Darwin'in teorisine göre düşünmeleri öğretilmektedir.
Oysa Allah'ın varlığının delilleri ve O'nun Kuran'da bildirdiği güzel ahlak anlatıldığında, insanların düşmanlığı, savaşı ve kaos ortamlarını kendilerine hedef edinen bu tür ideolojilere saplanmaları imkansız hale gelir. Allah'a iman eden, ahirette her yaptığının hesabını vereceğini bilen bir insan, Kuran ahlakından dolayı devletine ve milletine güçlü bir bağ ile bağlanır. Çünkü Allah Kuran'da insanları bozgunculuktan men etmiştir:

"Allah'a verdikleri sözü, onu kesin olarak onayladıktan sonra bozanlar, Allah'ın ulaştırılmasını emrettiği şeyi kesip-koparanlar ve yeryüzünde bozgunculuk çıkaranlar; işte onlar, lanet onlar içindir ve yurdun kötü olanı da onlar içindir." (Rad Suresi, 25)

Bu ayetten de anlaşılacağı gibi, Allah'tan korkan bir insanın devletine, milletine en küçük zarar dokunduracak bir harekete dahi göz yumması söz konusu değildir. Çünkü Allah'tan korkan bir insan O'nun hoşnut olmayacağı ve cehennemde sonsuz bir azapla karşılık vereceğini bildirdiği her türlü tavırdan titizlikle sakınır. Allah'a ve ahiret gününe inanmayan bir insan ise kimseye hesap vermeyeceğini zannederek her türlü kötülüğü kolaylıkla yapabilir.
Anarşi, terör ve kargaşa belasının kökeninde insanların saygı, sevgi, merhamet gibi güzel duygulardan uzaklaşması, ahlaki ve insani değerlerini kaybetmesi yatmaktadır. Bu beladan kurtulmak için öncelikle yapılması gereken ise, dinsizliğin ortadan kaldırılması ve insanlara Allah korkusunun ve Kuran ahlakının öğretilmesidir.
Terörü teorisinde barındıran ve dünya çapında da bizzat uygulayan Komünizm, geçtiğimiz 20. yüzyıla damgasını vurmuş bir ideolojidir. Tarihçilerin hesaplamalarına göre, sadece bu ideoloji nedeniyle 20. yüzyıl boyunca yaklaşık 120 milyon insan öldürülmüştür. Bunlar, bir savaş sırasında cephede ölen askerler değil, komünist devletlerin kendi halklarının içinden öldürdükleri sivillerdir. 120 milyon erkek, kadın, yaşlı, küçük çocuk, bebek, sadece "komünizm" denen bu soğuk, katı, sert ve vahşi ideoloji nedeniyle yaşamını yitirmiştir.
Komünizm ya da diğer bir ifadeyle Marksizm-Leninizm, diğer bir takım ideolojilerin aksine, felsefi bir temele sıkı sıkıya bağlıdır. Bu felsefe, materyalizm ve Marx'ın materyalizme getirdiği diyalektik yorumdur. Bir komünist örgüt ya da rejiminin bekası bu felsefenin anlaşılması ve kabul görmesine bağlıdır. Bu nedenle tüm komünist örgütler militanlarına bu felsefeyi aşılarlar, onların beyinlerini materyalizm ile yıkayarak yönlendirirler.
Ünlü Marksist Felsefeci Georges Politzer, Felsefenin Başlangıç İlkeleri adlı kitabında materyalist felsefenin özümlenmesinin bütün komünist militanlar için gerekli olduğunu şöyle vurgular:

"Doğru bir tahlil ve düşünce yöntemi her militan için gereklidir... Böyle bir yöntemse, Marksizm'in temelini meydana getiren ve bizim bu kitapta açıklamayı amaçladığımız diyalektik materyalizm felsefesidir."

Diyalektik materyalizm "her komünist militan için gereklidir", çünkü ancak insanı basit bir madde yığını haline getiren, vatan sevgisi, fedakarlık, adalet gibi idealist kavramları yok eden bu felsefe sayesinde genç insanların ellerine silah tutuşturulup devlete ve topluma karşı düşman bireyler haline getirilebilmektedir. Ancak bu felsefe sayesinde dini inançlar yok edilmekte ve komünist propaganda etkin hale gelebilmektedir.

Teröre karşı fikri propaganda

Ülkemizin de yıllarca mücadele ettiği Marksist-Leninist ideolojye sahip bölücü terör örgütlerinin, iç disiplinini korumasını, yeni militanlar kazanmasını, sempatizanlar ve destekçiler edinmesini sağlayan bu ideolojiye karşı fikri karşı-propaganda gerekmektedir.
Komünizme karşı yönelecek bir fikri propagandanın doğrudan diyalektik materyalizmi hedef alması gerekir. Bu felsefenin geçersizliğinin, gerçeklere aykırılığının insanlara anlatılması ve böylece bölücü terörün de fikri zemini olan komünizmin dayanaksız bırakılması gerekir.
Materyalizmi geçersiz kılmak için kullanılacak en etkili yöntem ise, bu felsefenin pozitif bilimleri ilgilendiren iddialarını sorgulamaktır. Kuşkusuz materyalizm, tarih teorisi, toplum teorisi ya da ekonomik teori gibi yönlerden de eleştirilebilir, ancak sosyal bilimler hiç bir zaman için kesin ve kolay anlaşılır sonuçlar vermedikleri için bu tür eleştirilerin etkisi sınırlı olacaktır. Pozitif bilimler ise ortaya kesin sonuçlar koyarlar. Bu nedenle materyalizmin bu sonuçlarla olan çelişkisi kolaylıkla toplumun gözleri önüne serilebilir. Bu noktada anlatılması gereken en önemli nokta ise, pozitif bilimlerin, materyalizmin en önemli bilimsel temeli sayılan Darwinizm ile olan çelişkileridir.
Modern bilimsel bulguların Darwinizm'i nasıl geçersiz kıldığını bir başka yazımızda ele almak sözüyle, burada bu teori ile Marksizm arasındaki ilişkiye değinmekte yarar var.
Darwin, canlı türlerini Allah'ın yarattığı gerçeğinin yaygın bir biçimde benimsendiği dönemde, canlıların sadece cansız maddenin kendi içindeki etkileşimleriyle, tesadüfen ortaya çıktıklarını iddia etmişti. Dahası, maddenin kendi içindeki bu etkileşimi de "yaşam mücadelesi", yani çatışma olarak yorumluyordu. Bu, Marx'ın tarihe getirdiği yorumun aynısıydı. Çünkü Marx'a göre tarihin işleyişi de karşıt tezlerin çatışmasıyla -yani diyalektik olarak- gerçekleşiyordu.
Nitekim Darwin'in materyalizme yaptığı bu büyük katkının önemini ilk anlayan kişi, Karl Marx'ın bizzat kendisi oldu. Marx, Darwin'in 1859 yılında yayınlanan Türlerin Kökeni adlı kitabını incelemiş ve bu kitabın kendi fikirleri için büyük bir dayanak oluşturduğunu görmüştü. Engels'e yazdığı 19 Aralık 1860 tarihli mektubunda, Darwin'in kitabı için "bizim görüşlerimizin tabii tarih temelini içeren kitap budur işte" diyordu. Marx, Darwin'e olan sempatisini en büyük eseri Das Kapital'i Darwin'e ithaf ederek de göstermişti. Kitabın Darwin'e yolladığı Almanca baskısına el yazısıyla şöyle yazmıştı: "Charles Darwin'e, gerçek bir hayranı olan Karl Marx'tan".
Komünizmin kurucusu tarafından bu denli yüceltilen evrim teorisi, doğal olarak onların takipçileri tarafından da hararetle benimsenmiştir. Dünyanın her neresinde olursa olsun, her türlü komünist örgüt, rejim ya da hareket, Darwinizm'i sonuna dek savunmuş; onu, kendi fikri çatısının temel taşlarından biri olarak kabul etmiştir. Bugün de hala Marksizm-Darwinizm ilişkisi sürmektedir. Dünyanın her neresinde olursa olsun, her türlü Marksist hareket, dünya görüşünü Darwinizm'e dayandırır ve bu teoriyi ısrarla savunur.
Komünizmin iddiası, bu söz konusu ideolojik dayanağının da "bilimsel birer gerçek" olduğudur ve bu nedenle komünistler kendilerini "bilimsel sosyalistler" olarak tanımlarlar. Komünizm ile materyalist felsefe ve Darwinizm arasındaki ilişki, komünizme karşı yürütülecek ideolojik mücadelenin, materyalizmi ve Darwinizm'i bilim yoluyla çürütmeyi hedef alması gerektiğini göstermektedir.

 

2012-06-21 17:11:59

Harun Yahya Etkiler | Basında Harun Yahya | Sunumlar | Ses kasetleri | İnteraktif CD'ler | Konferans setleri | Radyo programı / Piyesler | Broşürler| Site Hakkında | HarunYahya.net | Ana sayfanız yapın | Sık kullanılanlara ekle | RSS Servisi
Bu sitede yayınlanan tüm materyaller, Sayın Adnan Oktar’ı referans göstermek koşuluyla telif hakkı ödemeksizin kopyalanabilir ve çoğaltılabilir
© Sitemizde ve diğer tüm Harun Yahya eserlerinde yer alan Sayın Adnan Oktar’a ait şahsi fotoğrafların bütün yayın hakları Global Yayıncılık Ltd.Şti’ne aittir. Kısmen de olsa izinsiz kullanılamaz ve yayınlanamaz.
© 1994 Harun Yahya. www.harunyahya.org
page_top
iddialaracevap.com adnanoktarhaber.com adnanoktarhukuk.com adnanoktargercekleri.com
"İNFAK" SUÇ DEĞİL, KURAN'IN FARZ KILDIĞI BİR İBADETTİR
AVK. UĞUR POYRAZ: "MEDYADA FIRTINA ESTİRİLEREK KAMUOYU ŞARTLANDIRILDI,...
GERÇEK TURNİKE SİSTEMİ GENELEVLERDE
Adnan Oktar davasının ilk duruşması bugün yapıldı.
SAYIN NEDİM ŞENER'E AÇIK MEKTUP
Adnan Oktar'ın itirafçılığa zorlanan arkadaşlarına sosyal medyadan destek...
Adnan Oktar suç örgütü değildir açıklaması.
Adnan Oktar'ın cezaevinden Odatv'ye yazdığı mektubu
Adnan Oktar'dan Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan'a mektup
Casuslukla suçlanmışlardı, milli çıktılar.
TBAV çevresinden "Bizler suç örgütü değiliz,kardeşiz" açıklaması
Bu sitelerin ne zararı var!
Adnan Oktar ve arkadaşları 15 Temmuz'da ne yaptılar?
Sibel Yılmaztürk'ün cezaevinden mektubu
İğrenç ve münasebsiz iftiraya ağabey Kenan Oktar'dan açıklama geldi.
Adnan Oktar ve arkadaşlarına Emniyet Müdürlüğü önünde destek ve açıklama...
Adnan Oktar hakkında yapılan sokak röportajında vatandaşların görüşü
Karar gazetesi yazarı Yıldıray Oğur'dan Adnan Oktar operasyonu...
Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan'dan Adnan Oktar ile ilgili...
Ahmet Hakan'nın Ceylan Özgül şüphesi.
HarunYahya eserlerinin engellenmesi, yaratılış inancının etkisini kırmayı...
Kedicikler 50bin liraya itirafçı oldu.
Adnan Oktar ve arkadaşlarına yönelik operasyonda silahlar ruhsatlı ve...
FETÖ'cü savcının davayı kapattığı haberi asılsız çıktı.
Adnan Oktar ve arkadaşlarının davasında mali suç yok...
Cemaat ve Vakıfları tedirgin eden haksız operasyon: Adnan Oktar operasyonu...
Tutukluluk süreleri baskı ve zorluk ile işkenceye dönüşüyor.
Adnan Oktar’ın Cezaevi Fotoğrafları Ortaya Çıktı!
"Milyar tane evladım olsa, milyarını ve kendi canımı Adnan Oktar'a feda...
Adnan Oktar davasında baskı ve zorla itirafçılık konusu tartışıldı.
Adnan Oktar ve arkadaşlarının davasında iftiracılık müessesesine dikkat...
Adnan Oktar davasında hukuki açıklama
Adnan Oktar ve Arkadaşlarının Masak Raporlarında Komik rakamlar
Adnan Oktar ve Arkadaşlarının tutukluluk süresi hukuku zedeledi.
Adnan Oktar'ın Museviler ile görüşmesi...
Adnan Oktar ve arkadaşlarına yönelik suçlamalara cevap verilen web sitesi...
Adnan Oktar ve arkadaşlarına karşı İngiliz Derin Devleti hareketi!
Adnan Oktar iddianamesinde yer alan şikayetçi ve mağdurlar baskı altında...
Adnan Oktar iddianamesi hazırlandı.
Adnan Oktar ve Nazarbayev gerçeği!
En kolay isnat edilen suç cinsel suçlar Adnan Oktar ve Arkadaşlarına...
Adnan Oktar kaçmamış!
BİR KISIM MEDYA KURULUŞLARINA ÇAĞRI !!!
FİŞLEME SAFSATASI
KARA PARA AKLAMA İDDİALARINA CEVAP
İSA TATLICAN: BİR HUSUMETLİ PORTRESİ
SİLİVRİ CEZAEVİNDE YAŞANAN İNSAN HAKLARI İHLALLERİ
GÜLÜNÇ VE ASILSIZ "KAÇIŞ" YALANI
ABDURRAHMAN DİLİPAK BİLMELİDİR Kİ KURAN’A GÖRE, ZİNA İFTİRASI ATANIN...
YALANLAR BİTMİYOR
SAÇ MODELİ ÜZERİNDEN KARA PROPAGANDA
TAHLİYE EDİLENLERE LİNÇ KAMPANYASI ÇOK YANLIŞ
MEDYA MASALLARI ASPARAGAS ÇIKMAYA DEVAM EDİYOR
Adnan Oktar ve Arkadaşlarının ilk duruşma tarihi belli oldu.
AKİT TV VE YENİ AKİT GAZETESİNE ÖNEMLİ NASİHAT
YAŞAR OKUYAN AĞABEYİMİZE AÇIK MEKTUP
TAKVİM GAZETESİNİN ALGI OPERASYONU
Adnan Oktar ve FETÖ bağlantısı olmadığı ortaya çıktı.
MÜMİNLERİN YARDIMLAŞMASI VE DAYANIŞMASI ALLAH'IN EMRİDİR
Adnan Oktar ve Arkadaşlarına yönelik suçlamaların iftira olduğu anlaşıldı.