< <
10 / total: 11

İznik'ten Bugüne Üçleme Karşıtı Hıristiyanlar

Üçleme inancı asırlar boyunca Hıristiyan dünyasında pek çok kişi, topluluk ya da mezhep tarafından reddedildi. Kimi topluluklar üçleme inancının tamamen karşısında yer aldılar, kimileri ise bu yanlış inancın bazı bölümlerini reddettiler. Üçleme inancını reddeden topluluklar tarihin her döneminde büyük baskılarla karşılaştı. Topraklarından sürüldüler, afaroz edildiler, diri diri yakıldılar, işkencelerle öldürüldüler. Ancak baskılar onları tarih sahnesinden silmeye yetmedi. Üçleme karşıtlarının çok büyük bir bölümü inançlarına sadık kaldılar ve "Allah birdir, tektir" demekten vazgeçmediler. Kitabın önceki bölümlerinde üzerinde durduğumuz Ariusçular, söz konusu "anti-Triniteryen" (Üçleme karşıtı) Hıristiyanların öncüleriydiler. Daha sonra da Ariusçuların izinden giden birçok grup ortaya çıktı.

Anti-Triniteryenler

Arius'un ardından ortaya çıkan anti-Triniteryen akımlardan biri İrlanda'da kurulan Kelt Kilisesi idi. (Celtic Church of Ireland) Bu kilise, Kıta Avrupası'ndan tamamen izole edilmiş bir halde, "Ariusçu" çizgide kuruldu ve gelişti. Katolik Kilisesi'nin İrlanda Kelt Kilisesi'ni resmi olarak egemenliği altına aldığı 664 yılına kadar, Üçleme inancı İrlanda'ya yabancıydı.

İrlanda Kilisesi'nin Nasrani öğretisine paralelliğini gösteren önemli bir özelliği vardı: Yahudi kaynaklarına olan sadakat. Kelt Kilisesi, "Hz. İsa (as)'ın Yahudi hükümlerine titizlikle uyduğuna" inanıyor, bu nedenle de Eski Ahit'e büyük önem veriyordu.78 Bu eğilim o kadar güçlüydü ki, Kilise'nin Roma'nın egemenliği altına girdikten sonra bile devam etti. 754 yılında bazı Katolik rahipler "İrlandalı rahiplerin Kilise'nin kutsal metinlerini önemsemediklerini, Kilise önderlerinin yazılarını reddettiklerini ve konsillerin kararlarını dikkate almadıklarını" belirterek bundan şikayet ediyorlardı.79 Ancak Kelt Kilisesi'nin bu direnişi de kısa bir süre sonra kırıldı. Böylece Katolik Kilisesi dördüncü yüzyılda başlayan bir süreç ile tüm sözde "yanlış yola sapan"ları bir şekilde tasviye etmiş oluyordu. Oysa bu tasviye edilen akımlar, Hz. İsa (as)'ı ilahlaştıran batıl öğretiyi reddediyor, bir ve tek olarak Allah'a iman etmeyi tebliğ ediyorlardı. Katolik Kilisesi bu şekilde Batı dünyasının en büyük otoritesi haline geldi.

Vatikan Konsili

Konsiller Hıristiyan tarihinde önemli dönüm noktaları olmuştur. İznik, Kadıköy, Whitby gibi, 1870 yılındaki yaklaşık bir yıl süren Vatikan Konsili de Katolik düşüncenin günümüzdeki şeklini almasında büyük rol oynamıştır.

 

Ortodokslar ve Protestanlar

Katolik Kilisesi'nin söz konusu egemenliği, dokuzuncu yüzyılda kendi içinde gerçekleşen bir ayrılma ile sarsıldı. Uzunca bir süredir Roma Kilisesi ile ihtilaf halinde olan Doğu Kiliseleri -ki bunlar İstanbul, Kudüs, Antakya ve İskenderiye Patrikleri'ne bağlıydılar- Roma Katolik Kilisesi'nden kesin olarak ayrıldı. Roma Kilisesi ile Doğu Kiliseleri arasındaki bu çatışma aslında siyasi kökenliydi; Roma İmparatorluğu'nun Batı ve Doğu olarak ikiye ayrılmasından sonra ortaya çıkmıştı. Asırlar boyunca da iki tarafın arasında çeşitli anlaşmazlıklar gelişmişti. Sonunda Roma Kilisesi'nin Kutsal Roma Cermen İmparatorluğu'nu kutsaması sonucunda iki taraf arasındaki bağlar tamamen koptu. İki taraf arasındaki pek çok farktan en belirgini, Roma Kilisesi'nin kutsal dil olarak Latince'yi Doğu Kiliseleri'nin ise Yunanca'yı kullanmalarıydı.

Doğu Kiliseleri ya da diğer isimleriyle Ortodoks Kiliseler, Roma'dan koptuktan sonra kendi aralarında bir hiyerarşi oluşturamadılar. İstanbul'daki Patrikhane her zaman daha üstün gibi göründü, ama diğerleri kendi içlerinde bağımsızdılar. Dahası, zamanla yeni kopmalar oldu ve ulusal kiliseler oluştu. Ermeni, Rum, Bulgar, Sırp, Rus gibi uluslar, farklı dönemlerde kendi milli kiliselerini kurdular.

saray
 

(Yine) Bilmez misin ki, gerçekten göklerin ve yerin mülkü Allah'ındır. Sizin Allah'tan başka veliniz ve yardımcınız yoktur.
(Bakara Suresi, 107)

Katolik Kilisesi ise başka hiçbir kalıcı parçalanmayla karşılaşmadan 16. yüzyıla kadar Avrupa'daki egemenliğini korudu. 1520'lerde Almanya'da ortaya çıkan Martin Luther adlı bir rahip bu egemenliği sarsan kişi oldu. Önce Luther'in sonra da Calvin ve Zwingli gibi rahiplerin önderliğinde gelişen "Protestan" akım, Roma Kilisesi'nin ve Papa'nın otoritesine karşı büyük bir isyandı. İsyan büyük olduğu kadar kanlıydı da; Avrupa bir yüzyılı aşkın bir süre Katoliklerle Protestanların bitmek tükenmek bilmeyen savaşlarına sahne oldu. "Dini" gibi gözüken bu savaşların ardında ise yine siyasi hesaplar, Papa'nın boyunduruğu altında yaşamayı ve ona vergi vermeyi istemeyen prenslerle, bu egemenliği yitirmek istemeyen çevrelerin çıkar çatışmaları yatıyordu. İki taraf arasındaki en kanlı hesaplaşma, 1618'den 1648'e kadar aralıksız süren ve bu yüzden de Otuz Yıl Savaşları olarak bilinen mücadeleydi. Avrupa nüfusunun üçte birinden fazlasının ölümüyle sonuçlanan bu kanlı dönemden sonra iki taraf arasında kalıcı bir uzlaşma sağlandı. Otuz Yıl Savaşları'nın sonunda imzalanan ünlü Westphalia Barışı ile sağlanan denge, o zamandan bu yana da fazla değişmedi.

Protestanlar Papa'nın otoritesini reddederken onun yerine bir başka otorite koymamışlardı. Bu nedenle Protestanlık, Katolik Hıristiyanlıktaki hiyerarşinin aksine son derece dağınık ve "liberal" bir din olarak gelişti. Hemen her ülke kendisine ulusal bir kilise kurdu. Bunların yanında daha pek çok farklı mezhep ve akım gelişti. Bu nedenle bugün Protestanlığın yüzlerce türü, yüzlerce farklı Protestan kilisesi vardır. Bunların büyük kısmı da Kuzey Avrupa'da ve ABD'de faaliyet gösterir.

Protestanlığın ortaya çıkışı üçleme karşıtı akımlar açısından da önemliydi. Protestanlar, belirttiğimiz gibi, kendilerini Katolik Kilisesi'nin egemenliğinden kurtardılar. Bu hem hiyerarşik hem de temel Hıristiyanlık inanışları açısından büyük bir özgürlüktü. Artık Kutsal Kitab'ı kendileri okuyorlar ve kendileri yeni baştan yorumluyorlardı. Bunun sonucunda bazı Protestanlar, çok az bir bölümü de olsa, çok önemli bir gerçeği fark ettiler: Katolik inancının temelini oluşturan üçlemenin Yeni Ahit'te bir dayanağı yoktu. Hatta bazı pasajların bu inancı yalanladığı ortadaydı. Bu pasajlarda Allah'ın "Bir ve Tek" olduğu anlatılıyor, "Üçlü birlik" inancına ise Yeni Ahit'in temel mantığı içinde bir yer verilmiyordu.

İşte bazı Protestanlar, aslında çok azı, bu sonucu çıkardılar ve üçlemeyi reddettiler. Böylece Üniteryen (Birlemeci) Kiliseler doğdu.

Yağlı boya tablo
 

Dediler ki: "Allah oğul edindi." O, (bu yakıştırmadan) yücedir. Hayır, göklerde ve yerde her ne varsa O'nundur, tümü O'na gönülden boyun eğmişlerdir.
(Bakara Suresi, 116)

 "Tevhidi Savunan" Hıristiyanlar

Luther

Calvin ve Zwingli gibi Luther de Protestanlı¤ın ortaya çıkışında önemli rol oynamıştır.

 

Protestan Reformu'nun ardından Hıristiyanlar Yeni Ahit'i, Katolik inançlarından bağımsız olarak okumaya başladılar. Bunun sonucunda da İtalya'da, üçlemenin yanlışlığı sonucuna inanan ilk Hıristiyan akım gelişti. Lelio Socianus (1525-1562) ve kuzeni Fausto Socianus (1539-1604) tarafından başlatılan akım, kurucularının isminden dolayı Sosyanizm (Socianism) olarak bilindi. Sosyanistler gizli toplantılar yoluyla yayıldılar. The Catholic Encyclopedia bu akımın inancını şöyle özetliyor:

(Sosyanistlere göre) Üçleme diye bir şey yoktu. Hz. İsa Rab ile ya da Kutsal Ruh'la aynı özden (dolayısıyla Tanrı) değildi... Ölümü ve acı çekmesi insanlara kurtuluş vermek için değildi.80

Sosyanistler çeşitli baskılara maruz kaldılar. Kilise onları çok geçmeden aforoz etti. Fausto Socianus, "Allah'tan vahiy alan Hz. İsa (as), yaşamının kutsallığı ile elbette diğer insanlardan farklı olacaktır. İlahi vizyona ve İlahi ilhama sahipti, ama bir yaratıcı kesinlikle değildi. Eşsiz bir yetkiyle donatılarak insanlığa bir görev dolayısıyla gönderilmişti" diyordu.81 Üçlemeyi reddeden Socianus, Allah'ın Zatı'nın bir olduğunu, üç tane varlıktan söz etmenin akıl dışı olacağını savunuyordu. Sosyanizm öğretisi İngiltere'ye kadar ulaştı. Ancak bu durum Kilise'yi çok rahatsız ediyordu. Norveç Piskoposlar Birliği tarafından bu rahatsızlık şöyle ifade edilmişti:

Hıristiyanlığı tahrip etmesinden korkulan Anti-Teslisçiler ve Yeni Ariusçular tarafından saptırılmış Socian, Hıristiyanların düşüncelerini yoldan çıkarıyor.82

Aynı dönemde Sosyanistlere benzer fikirler yayan, özellikle üçleme inancına radikal bir biçimde karşı çıkan İspanyol Michael Servetus, fikirleri nedeniyle Calvin tarafından kazığa bağlanıp yakılarak idam edildi. Yakılırken, yazdığı üçleme karşıtı kitap da göğsüne asılmıştı. Servetus, Hıristiyanlığın İznik Konsili'nde dejenere edildiğini savunmuş ve bu bozulmadan kurtulmak için İznik Konsili öncesindeki kaynaklara dönülmesi gerektiğini yazmıştı. 1638'de Sosyanistlere yönelik saldırılar başlatıldı. Rokow'daki kolejleri kapatıldı ve tevhidi kabul etmiş pek çok insan diri diri yakıldı.

Çiçekler
 

Hayır, kim (güzel davranış ve) iyilikte bulunarak kendisini Allah'a teslim ederse, artık onun Rabbi Katında ecri vardır. Onlar için korku yoktur ve onlar mahzun olmayacaklardır.
(Bakara Suresi, 112)

Sosyanistlerin mirasını devralan Üniteryen (Tevhidçi) akımı ise 16. yüzyılın sonlarında Transilvanya'da doğdu ve sonra da başta Polonya olmak üzere Avrupa'nın dört bir yanına yayıldı. Bir Üniteryen Kilisesi'ne ait internet sitesinde, Üniteryen akımının ortaya çıkışı şu şekilde anlatılmaktadır:

İlk dönem Hıristiyanları, Hz. İsa hakkında farklı inançlara sahiptiler. Bunların arasında Hz. İsa (as)'ın Tanrı olmadığı inancı da vardı. Ancak Baba-Oğul ve Kutsal Ruh ile anılan üçleme doktrini, zorla kabul ettirilirken, bunun dışında başka inanca sahip olanlar sapkın olarak ilan edildiler. 16. yüzyıl Hıristiyan hümanistleri İncil'i dikkatle incelediler ve kutsal metinlerde üçlemeyi bulamadılar. İncillere göre Hz. İsa (as)'ın da onayladığı gibi, onlar da Tanrı'nın bir ve tek olduğunu kabul edip onayladılar. Bundan sonra da Üniteryen ismini aldılar. Üniteryenler, karşılaştıkları ezici Ortodoks karşıtlığına ve zulmüne karşın, kendi rasyonel fikirlerine uygun olarak kiliseler kurdular ve din konularında vaazlar verdiler. Herkesin din özgürlüğünü destekleyecek şekilde davrandılar. İman, Tanrı'nın bir hediyesi (nimeti) olduğu için, hiç kimse seçmediği bir dine katılması için zorlanmamalıydı.83

Polonyalı Üniteryen rahiplerin yayınladığı ve Tek Tanrı fikrinin önemle vurgulandığı Racovian Catechism adlı belge, akımın en önemli kaynaklarından biri haline geldi. Bu belgede kefaret inancı reddediliyordu. Racovian Catechism adlı belgede şunlar belirtiliyordu:

İsa Mesih'e Tanrı'lık isnat edenlerin fikri yalnızca düz mantığa ters düşmekle kalmaz, aynı zamanda Kutsal Kitaplara da muhaliftir. Aynı zamanda, sadece Baba'nın değil, oğlun ve Kutsah Ruh'un, Tek bir Tanrı olan üç farklı varlık olduğuna inananlar da büyük bir hataya düşmektedirler. Tanrı... kesinlikle tektir bu yüzden de, üç bağımsız varlık olarak yeni bir Tanrı açıklamasıyla gelenler tamamen bu özle çelişirler... İznik Konsili'ne kadar geçen süre içerisinde ve o dönemde yaşayanların yazılarına göre, Konsil'den bir süre sonraya kadar, Baba gerçek Tanrı olarak biliniyor ve kabul ediliyordu. Bu fikre karşıt olanlar ise, sapkın olarak değerlendiriliyordu...84

Roma engizisyonu

Kararları, siyasi ve dini yetkileri nedeniyle adından en çok söz ettiren engizisyonlardan biri, III. Paulus tarafından 1542 yılında kurulan Roma engizisyonudur. Bu engizisyon, Katolik görüşünün dışında her türlü görüşü savunanlarla, özellikle de Calvin ve Luthercilerle, uzun yıllar savaştı.

 

Üniteryenler 18. ve 19. yüzyılda özellikle de Anglo-Sakson dünyasında etkili oldular. Önce İngiltere'de sonra da ABD'de Üniteryen Kiliseler kuruldu. Sadece Hıristiyanların değil, tüm insanların Allah'a iman ederlerse kurtuluşa ulaşabileceklerine inanan bu kişiler kendilerini Üniversalist olarak tanımladılar. Birbirlerinden bağımsız olarak gelişen Üniteryen ve Üniversalist Kiliseleri 1961 yılında birleşti. The New Catholic Encyclopedia, Üniteryen Kiliselerin ortak inanışlarını şöyle özetlemektedir:

Hz. İsa (Üniteryenlere göre) Tanrı'nın biricik Oğlu ve Kurtarıcı değil, ama Yahudi peygamberleri geleneği içinde yer alan dini bir önderdir. Dolayısıyla "Hz. İsa ile ilgili din" (yani geleneksel Hıristiyanlık) "Hz. İsa (as)'ın dini" ile değiştirilmelidir. Kutsal Kitap akıl ve bilim ışığında incelenmeli ve kesin değişmez bir kaynak olarak değil, insan yazımı bir eser olarak görülmelidir.85

Kısacası, Üniteryenizm'de Hz. İsa (as), gerçekte olduğu gibi, yani bir Yahudi peygamberi olarak kabul edilmekte, Yeni Ahit'te onun için kullanılan "oğul" kavramı mecazi anlamda anlaşılmaktadır. Allah'ın bir ve tek olduğu gerçeği doğrulanmaktadır. Bir sitede Üniteryenlerin inanç esasları şu şekilde tarif edilir:

Üniteryenlerin inanç esasları; Tanrı'nın birliği, Tanrı'yı ve insanları sevmekten, ebedi bir hayata inanmaktan ibarettir... Hz. İsa (as)'ın hatırasına saygı gösterirler, ancak "Tanrı'lığı"nı reddeder ve "yanılmaz" olduğunu kabul etmezler. Hıristiyan Kutsal Kitap'larını insan tecrübesinin bir belgesi olarak görür, fakat yazarlarının, insan oldukları için, hata yapabileceklerini ileri sürerler... Tanrı'nın her dönemde insanlara doğru yolu göstermek için peygamberler gönderdiğini kabul ederler. İsa Mesihi de bunların en üstünü olarak görürler...86

Üniteryenlerin Hz. İsa hakkındaki düşünceleri kendi sitelerinde şu şekilde ifade edilir:

O (Hz. İsa) pek çok Üniteryen için bir yol göstericiydi ve halen de öyledir... Bizler, Hz. İsa (as)'ın insani yaşantısını ve öğretilerini büyük Yahudi peygamberler ve alimler geleneğinin bir devamı olarak anlıyoruz. O bu geleneği ne yıktı ne de terk etti.87

Üniteryenler geleneksel Hıristiyan inanışlarının bir bölümünü reddetmekte, inançlarını güzel ahlak, akıl, sağduyu ve Allah'ın birliği üzerine kurmaktadırlar. Sitelerinde inanışlarını şöyle ifade ederler:

Biz öncelikle Allah'ın birliğine, tek ve ancak bir tek Allah olduğuna inanıyoruz. Herhangi bir insan faydasız felsefeyle bizim kafamızı karıştırmasın diye bu gerçeğe sonsuz önem veriyoruz ve kendimizi dikkatli olmak zorunda hissediyoruz. Tek bir Allah'ın olduğu konusu bize oldukça açık görünmektedir. Bizim anladığımız şey tek bir varlık, tek bir akıl, tek bir fiziksel varlık, tek bir akıllı vekil olduğudur, ki O hiçbir şeyden ortaya çıkmamıştır, sınırsız mükemmelliğe sahiptir ve hakimiyet O'na aittir. Biz üçleme doktrinine karşı çıkıyoruz...88

Sarı laleler
 

Eğer Allah, çocuk edinmek isteseydi, yarattıklarından dilediğini elbette seçerdi. O, yücedir; O, bir olan, kahredici olan Allah'tır.
(Zümer Suresi, 4)

Ancak şunu da belirtmek gerekir ki, bugün Üniteryenizm adı altında savunulan görüşlerin bir kısmı da, Allah'a ve O'nun vahyine imanla bağdaşmayacak bazı unsurlar içermektedir. Kimi Üniteryenler, dini hükümlerin ve ibadetlerin ortadan kalktığı bir tür "hümanist din" anlayışına sahiptirler. Bazıları hiçbir mucizeyi kabul etmemekte; örneğin Hz. İsa (as)'ın babasız doğumunu ve gösterdiği mucizeleri dahi reddetmektedirler. Bu da Hak'tan bir başka sapmadır. Bu kitapta da Üniteryenler Hz. İsa dönemindeki gerçek Hıristiyanlığı temsil eden bir topluluk olarak anlatılmamakta, Üniteryenlerin sadece üçleme ve kefaret gibi inanışlarla ilgili görüşlerine yer verilmektedir. Üçlemeyi savunan toplulukların arasında böyle bir akımın bulunması tabi ki son derece önemlidir, ancak bu gibi grupların Kuran ayetleriyle çelişen çeşitli batıl inanışlara sahip olduğu da asla unutulmamalıdır.

TEVHİDE İNANAN BİR HIRİSTİYAN: SERVETUS

Arius gibi üçleme karşıtı olduğu için bazı çevrelerin büyük tepkileriyle karşılaşan Hıristiyan ilahiyatçılardan biri Michael Servetus'tur. (1511-1553) Servetus, asırlardır Kilise tarafından öğretilen pek çok şeyin İncil'de yer almadığını anlatıyordu. Bu düşüncelerini tüm dünyaya ilan etmeye karar verdiğinde yirmi yaşlarındaydı. De Trinitatis erroribus libri vii (Teslisin Hataları) ve Dialogorum de Trinitate libri ii (Teslis Üzerine İki Diyalog) adlı kitapları Avrupa'da çok büyük bir yankı oluşturdu. O zamana kadar hiç kimse böyle cesur bir kitap yazamamıştı. Servetus, Antakya okuluna bağlı ilk havarilerin yolunu izlediğini söylüyordu. Kilise bu kitapların ardından Servetus'u uzun süre ülkeden ülkeye sürdü. Servetus ismini değiştirdi, ama fikirleri hiçbir zaman değişmedi. İşte bu nedenle de 26 Ocak 1553 yılında Cenova'da yakılarak öldürüldü.

Servetus'un bir diğer özelliği de İslam dinine duyduğu sevgi ve ilgi idi. Yazılarında İslam dinindeki güçlü tevhid inancına, Hz. Muhammed (sav)'in sözlerine geniş yer veren Servetus, işkencelere neden olan Teslisin Hataları kitabında, üçlemeye inanmanın akla uygun olmadığını şöyle vurguluyordu:

"... Çok saçma olan bu üçleme geleneği yalnızca Allah'ı tanıyan Müslümanlara çok gülünç geliyor. Yahudiler de bizim bu hayale bağlılığımızdan ürküyorlar. Üçleme hakkındaki düşüncelerimize gülüyorlar... Yalnız Müslümanlar ve İbraniler değil, tarla hayvanları bile halimize gülüyor, hayvanlar bizim aptalca hayalimizi anlamış olmalı, zira Rabbin bütün varlıkları bir tek Allah'ı kutsamıştı."89

Yazdıkları ve anlattıkları Servetus'un insanlık dışı bir şekilde katledilmesine neden oldu. Ancak günümüzde o hala birçok kişi tarafından Hıristiyan dünyasında "Çağdaş Tevhidçiliğin kurucusu" olarak kabul edilmektedir.

Yehova Şahitleri

Hıristiyan dünyasında üçleme inancını reddeden birçok akımdan biri Yehova Şahitleri'dir. Yehova Şahitleri geleneksel Hıristiyanlıkla birçok konuda uyum içinde olmakla birlikte, üçleme inancını reddetmeleri nedeniyle Hıristiyan kabul edilmemektedirler. Oysa Yehova Şahitleri'nin Yahudi ve Hıristiyanlığın dini ve kültürel öğretilerinden ortaya çıktığı  açıktır.

Yehova Şahitleri'ne göre Hıristiyanlıktaki teslis inancı, Kitab-ı Mukaddes'te var olan bir inanç değildir. Onlar, eğer insanların bir teslis düşüncesi ön fikrine sahip olmaksızın Kitab-ı Mukaddes'i (Tevrat ve İncil'i) baştan sona okusalar, hiçbir şekilde böyle bir düşünceye ulaşmayacaklarını söylerler. Kitap boyunca üzerinde durduğumuz gibi, teslis inancının Hıristiyanlığa Hz. İsa (as)'dan sonra dahil edildiği fikrini savunurlar. Yehova Şahitleri'nin tek Tanrı anlayışı bakımından Yahudilerle benzerliği olsa da, Hz. İsa hakkındaki inanışları onları Yahudilikten koparır. Yehova Şahitleri kendilerinin gerçek Hıristiyan olduklarını, diğerlerinin hata içerisinde olduğunu vurgularlar ve şöyle derler:

Tanrı hakkında Kitab-ı Mukaddes'in öğretisi ve onun hedefleri açık, anlaşılması kolay ve makuldür; fakat Hıristiyanlıkta kiliselerin öğretileri böyle değildir; daha kötüsü Kitab-ı Mukaddes'e aykırıdır. Hıristiyanlık aleminin üçleme inancı, Tanrı'yı bir Tanrı'da üç esrarengiz şey olarak tasvir eder; fakat bu öğreti Kitab-ı Mukaddes'te bulunmamaktadır.90

Yehova Şahitleri'nin 2001 yılı istatistiklerine göre yaklaşık 6 milyon Yehova Şahidi yaşamaktadır.

Üniteryen akımının güçlenmesinde İslam dininin etkisi

Üniteryen Kilise'nin güç kazanma sürecini incelediğimizde karşımıza çok ilginç bir bağlantı çıkar: Osmanlı İmparatorluğu'nun bu akımın güçlenmesindeki etkisi.

Önceki bölümde de üzerinde durduğumuz gibi 16. ve 17. yüzyıllarda Osmanlı toprağı olan Transilvanya, tevhid inanışlarının çok güçlendiği bir bölge olmuştu. Florida Üniteryen Kilisesi'nden rahip Jack Donovan'ın "Islam, US, and Yeats' Dilemma" (İslam, Amerika ve Yeats'in İkilemi) başlıklı vaazında bu gelişim şöyle vurgulanır:

Polonya, Macaristan ve Transilvanya'daki bazı reformcu Protestan Hıristiyanlar bir inanç esası olarak "Allah birdir" demeye başladılar: "Sözde tanrılar yoktur, Allah vardır". Hıristiyanlıktaki genel inanışlara aykırı bu düşünce işte o günlerde ortaya çıkmıştı. Ölüme meydan okuyan ifade nereden kaynaklanmıştı? Protestanlık 1520 ve 1530'larda çok yeni ve üçleme taraftarıyken, Müslüman Osmanlı İmparatorluğu Hırvatistan, Macaristan ve  Transilvanya'yı fethetmişti.91

Osmanlı topraklarında Hıristiyanlığın içinden doğan bu tevhid inancını temel alan akımın güç kazanmasının nedeni, birçok tarihçi ve Üniteryen din adamı tarafından da dile getirildiği gibi İslam dininin getirdiği hoşgörü ortamıydı. North Unitarian Universalist Kilisesi'nden (Kuzey Evrensel Üniteryen Kilisesi) Susan Ritchie, "The Promise of Postmodernism for Unitarian Universalist Theology" (Postmodernizmin Evrensel Üniteryen Teolojisine Vaatleri) başlıklı vaazında bu ortamı şöyle vurgular:

Çok sayıda ılımlı uluslararası tarihçi, Osmanlıların politik himayesinin, Protestanlığın gelişmesine olanak sağladığını kabul etmekle kalmaz, aynı zamanda Osmanlı yönetiminin yerel gelenekler ve dinler hakkındaki hoşgörüsüne bağlı olarak birtakım etkilere sahip olduğunu da kabul eder.92

İslam dinindeki güçlü tevhid inancı, üçleme inancını reddeden Hıristiyanlar için çok büyük bir güvenceydi. Hoşgörünün hakim olduğu Osmanlı topraklarında düşüncelerini rahatça ifade edebildiler, kendi kiliselerini oluşturdular ve Hıristiyan tevhid geleneğini çok güçlendirdiler.

İslam dini ile Üniteryen Kilisesi arasındaki bağlantı asırlardır araştırmacıların çok ilgisini çekmiştir. Örneğin Alexander Sándor Unghváry'nin, The Hungarian Protestant Reformation in the Sixteenth Century under the Ottoman Impact, (16. Yüzyılda Osmanlı Etkisi altındaki Macar Protestan Reformasyonu) adlı kitabında bu konu incelenir. Unghváry, kitabın önceki bölümlerinde üzerinde durduğumuz tevhid savunucusu Servetus'un İslam dinine verdiği önemin üzerinde durur.93 Mathurin Veyssiére de la Croze de Sosyanizm ve İslam ilişkisini temel aldığı eserinde, Transilvanya Üniteryenlerinin, Üniteryenizm ve Kuran'da öğretilen     Allah'ın birliği arasında bir benzerlik olduğunu kabul ettiklerini iddia etmektedir.94

Üniteryen din adamı Jack Donovan ise bir vaazında şu konulara dikkat çekmektedir:

İki İslami öğreti yaygın hale gelmişti ve çok fazla dikkat çekmişti. Birincisi her gün cami minarelerinden halka okunan ezandaki     "Allah birdir, sözde tanrılar yoktur, Allah vardır. Allah'tan başka ilah yoktur" ifadeleriydi. Ve ikincisi Kuran'ın apaçık gereği olan ve Hz. Muhammed'in özellikle vurguladığı nokta, "tüm dinlere gösterilen hoşgörü"dür, çünkü her din Allah'a bir yanıttır... Bu öğretiler Hz. İsa (as)'ın İncili'ne uyarlandığında 16. yüzyıl Üniteryenizmini elde edersiniz. Benim hipotezim, geleneğimizin İslam'a 450 yıllık bir borcu olduğudur... (ek dipnot:Donovan, "Islam, US, and Yeats' Dilemma."

17. ve 18. yüzyılda yaşamış Avrupalı Sosyanistler, İslam'ı Hıristiyan kilisesindeki dinsel yozlaşmaların çoğunu düzelten "saf monoteizm" (Tek Tanrı'lı) olarak yüceltmekten çekinmemişlerdi. Andrew Ramsey 1727'de Sosyanizm'den "İdeal İslam"dan kaynaklanan muhteşem bir din olarak bahsetmişti. Henry Stubbe, John Toland, Arthur Bury, William Feke ve Stephen Nye de aynı şekilde İslam'a karşı olumlu bir bakış açısına sahip olan Sosyanist yazarlardı. Bu yazarlar teolojik İslam'ı -özellikle de Anglikan Ortodoksluğunda rahatsız edici buldukları en eski Hıristiyanlıktan sapmaları- aydınlatma yolu olarak görmüşlerdi.95

Atlar

Toronto Üniteryen Kilisesi'nden Mark D. Morrison-Reed ise "The Islamic Connection" (İslami Bağlantı) başlıklı vaazında İslam dinini şu şekilde anlatmaktadır:

Houston Smith "İslam'ın getirdiği yeniliğin, putları dini ortamdan kaldırmak ve herkes için görünmeyen tek bir İlahi Varlık olan Allah'a odaklanmak olduğunu" yazmıştı. İslam Hıristiyanlıktan farklı olarak şüphe götürmez şekilde Tek Tanrı'lıdır ve Yahudilikten farklı olarak tek bir halkla sınırlanmamıştır. İslam dinini bizimkiyle bağlamaya şöyle başlayabiliriz: Allah'ın birliğini anlama konusunda ortak bir tarihsel temeli paylaştığımızı kabul etmek.

Hıristiyanlık ve İslam arasında kültürel açıdan bir köprü oluşmasını sağlayan şey Orta Çağ'daki İslam hoşgörüsüdür. Bu İspanyol Rönesansı bizim entelektüel atamız olarak iddia ettiğimiz bir kişiyi- Michael Servetus- etkilemişti. Servetus 1511'de Kuzey İspanya'da doğmuştu. Servetus'un hayatını etkileyen detayların bir kısmını bilmemize rağmen fikirlerinin nasıl geliştiğini ya da Teslisin Yanılgıları adlı kitabını 1531'de bastırmasında hızlandırıcı faktörün ne olduğunu tam olarak bilmiyoruz... İslam, Batı'da Servetus'un fikirlerinin yükselmesine katkıda bulunan politik ve entelektüel koşulları oluştururken, aynı zamanda Üniteryenizmin Avrupa'nın doğusunda gelişmesini ve yayılmasını sağlayan politik koşulları oluşturmuştu... Bir anlamda biz İslam'a çok şey borçluyuz. İslam'ı yabancı ve kavranamaz bir şey gibi görmeyi bırakmamız gerekiyor. Aksine sadece tarihsel olarak bağlantılı olduğumuzu değil, aynı zamanda bazı ortak değerleri de paylaştığımızı fark etmenin zamanıdır.96

Farklı Üniteryen Kiliselerinden din adamlarının yaptıkları bu açıklamalar İslam topraklarında yaşanan hoşgörülü ortamı ve bu iki hak dinin sahip olduğu ortak değerleri gözler önüne sermektedir.

 

Dipnotlar

78. Michael Baigent, Richard Leigh, Henry Lincoln, The Messianic Legacy, s. 157

79. Leslie Hardinge. The Celtic Church in Britain. S.P.C.K. for the Church Historical Society, London, 1972. s. 37

80. "Socinianism". The Catholic Encyclopedia, copyright © 1913 by the Encyclopedia Press, Inc. Electronic version copyright © 1996 by New Advent, Inc. (http://www.newadvent.org/cathen/14113a.htm)

81. Bir İslam Peygamberi, Hz. İsa (as), Muhammed Ata'ur Rahim, 3. Baskı, İnsan Yayınları, s. 140

82. Bir İslam Peygamberi, Hz. İsa (as), Muhammed Ata'ur Rahim, s. 139, Anti-Trinitarian Biographies, A. Wallace, Introduction, s. 79,

83. Unitarian Community Victoria, http://www.anzua.org/ucv/

84. Muhammed Ata'ur Rahim and Ahmad Thomson, Jesus Prophet of Islam, s. 187-188

85. "Unitarians". The New Catholic Encyclopedia, http://www.newadvent.org/cathen/15154b.htm

86. "Unitaryenizm", http://dunyadinleri.com/unitaryen.html

87. Unitarian Community Victoria, http://www.anzua.org/ucv/

88. Unitarian Christianity, William Ellery Channing, http://www.uuchristian.org/channing/unitarianchristianity.htm

89. Muhammed Ata'ur Rahim and Ahmad Thomson, Jesus Prophet of Islam, s. 167

90. Yehova Şahitleri resmi Web sayfası, "Christendom Has Betrayed God and the Bible", http://www.watchtower.org/library/pr/index.htm

91. Jack Donovan, "Islam, US, and Yeats' Dilemma", http://www.uuf.org/Sermon01/011104sIslam,Us,andYeats'Dilemma.htm

92. Susan Ritchie, The Promise of Postmodernism for Unitarian Universalist Theology, Journal of Liberal Religion Summer 2002, http://www.nuuc.org/academic.html

93. Susan Ritchie, The Promise of Postmodernism for Unitarian Universalist Theology, http://www.nuuc.org/academic.html

94. Susan Ritchie, The Promise of Postmodernism for Unitarian Universalist Theology, http://www.nuuc.org/academic.html

95. Ritchie, "The Promise of Postmodernism.

96. Mark D. Morrison-Reed, The Islamic Connection, http://www.firstunitariantoronto.org/Sermons/Th_%20Islamic_Connection.htm

10 / total 11
Harun Yahya'nın Hazreti İsa (as) Allah'ın Oğlu Değildir Allah'ın Peygamberidir kitabını online okuyabilir, facebook, twitter gibi sosyal ağlarda paylaşabilir, bilgisayarınıza indirebilir, ödev ve tezlerinizde kullanabilir ve siteyi referans göstermek koşuluyla telif hakkı ödemeksizin site ve bloglarınızda yayınlayabilir ve kopyalayıp, çoğaltabilirsiniz.
Harun Yahya Etkiler | Basında Harun Yahya | Sunumlar | Ses kasetleri | İnteraktif CD'ler | Konferans setleri | Radyo programı / Piyesler | Broşürler| Site Hakkında | HarunYahya.net | Ana sayfanız yapın | Sık kullanılanlara ekle | RSS Servisi
Bu sitede yayınlanan tüm materyaller, Sayın Adnan Oktar’ı referans göstermek koşuluyla telif hakkı ödemeksizin kopyalanabilir ve çoğaltılabilir
© Sitemizde ve diğer tüm Harun Yahya eserlerinde yer alan Sayın Adnan Oktar’a ait şahsi fotoğrafların bütün yayın hakları Global Yayıncılık Ltd.Şti’ne aittir. Kısmen de olsa izinsiz kullanılamaz ve yayınlanamaz.
© 1994 Harun Yahya. www.harunyahya.org
page_top
iddialaracevap.com adnanoktarhaber.com adnanoktarhukuk.com adnanoktargercekleri.net
YENİ ŞAFAK GAZETESİ YAZARI SAYIN HASAN ÖZTÜRK’E AÇIK MEKTUP
SAYIN ÖZLEM GÜRSES'E AÇIK MEKTUP
SAYIN MİNE UZUN'A AÇIK MEKTUP
HUSUMETLİ ÇEVRELER TARAFINDAN AVUKATLARIMIZA YÖNELİK SÜRDÜRÜLEN YOĞUN...
DAVA DOSYASI BOMBOŞ ÇIKINCA MEDET UMULAN ESKİ BİR İFTİRA: "GİZLİ TÜNELDEN...
KONUNUN TARAFLARINA SÖZ HAKKI VERMEDEN TEK TARAFLI YAYIN YAPMASI HABERTÜRK...
SAYIN AHMET HAKAN'A AÇIK MEKTUP
HALK TV'YE AÇIK MEKTUP
OZAN SÜER ARKADAŞIMIZIN TUTUKLANMASIYLA İLGİLİ OLARAK AV. SENA AKKAYA...
TÜRK İNSANI ADİL, TARAFSIZ, DÜRÜST, İLKELİ VE SEVGİ DOLU BİR BASIN ÖZLEMİ...
İFTİRA ÜZERİNE KURULAN DAVAMIZIN TEMELİNDEKİ SEBEP: "HUSUMET"
HÜRRİYET GAZETESİ VE YAZARLARINA CESARETLE VE ISRARLA DOĞRUDAN YANA OLMAK...
SEVGİ, KARDEŞLİK VE SELAM GÖNDERME İDDİALARI TUTUKLAMA GEREKÇESİ OLAMAZ
MEHDİYET İNANCI SEBEBİYLE SAYIN ADNAN OKTAR’IN YANINDAN AYRILMADIĞIMIZ...
TOPLU BİR AKIL TUTULMASI: "GALEYAN"
ELVAN KOÇAK BEY’İN YANLIŞ BİLGİLENDİRİLDİĞİ HUSUSLAR
AV. CELAL ÜLGEN'E AÇIK MEKTUP–3
İNGİLİZ DERİN DEVLETİNİN ÜLKEMİZDEKİ ALÇAK, HAİN VE AŞAĞILIK KRİPTO...
SAYIN MİNE KIRIKKANAT HANIMEFENDİ’YE BİR KEZ DAHA DOSTLUK VE SEVGİ...
MÜŞTEKİ İFADELERİ HAKKINDA BASINDA YER ALAN GERÇEK DIŞI HABERLER
SEVGİDEN VAZGEÇMEK ZULÜM OLUR, TEK İSTEĞİMİZ SEVGİ TOPLUMU OLUŞMASI
2 YILDAN BU YANA CAMİAMIZA KARŞI YAPILAN HAK VE HUKUK İHLALLERİ, ZULÜM VE...
ALİ İHSAN KARAHASANOĞLU KARDEŞİMİZ MASUMİYET KARİNESİNE VE SAVUNMA HAKKINA...
ATV KAHVALTI HABERLERİNDEKİ ASILSIZ İTHAMLARA CEVABIMIZDIR
MİLLİ ÇÖZÜM DERGİSİ BAŞYAZARI AHMET AKGÜL’ÜN İFTİRALARA DAYANARAK YAPTIĞI...
SEVGİYE DAİR HER DAVRANIŞIN SUÇ KAPSAMINA SOKULMA GAYRETİNDEN ENDİŞE...
AV. SN. CELAL ÜLGEN'E AÇIK MEKTUP
CÜBBELİ AHMET HOCAMIZ’DAN MÜSLÜMANLAR HAKKINDA KONUŞURKEN ADİL, DÜRÜST VE...
İSTİKLAL İNTERNET HABER SİTESİ YAZARLARINDAN SAYIN ÖMER AKDAĞ’A...
MADDİ GELİR ELDE ETMEK UĞRUNA TERTEMİZ, NUR GİBİ İNSANLARI ACIMASIZCA YOK...
DOSYAMIZDA ETKİN PİŞMANLIK İFADELERİ DEĞİL, CAN HAVLİYLE KENDİNİ...
SAYIN MİNE KIRIKKANAT HANIMIN SAVUNMA HAKKINI VE DEĞERLİ AVUKATLARI HEDEF...
BASIN KORKU DEĞİL ADALET, DÜRÜSTLÜK VE TARAFSIZLIK ÜZERİNE KURULU YAYIN...
AKİT'TEKİ KARDEŞLERİMİZ YAYINLARINDAKİ HAKARETAMİZ ÜSLUBA KARŞI MUTLAKA...
SN. ADNAN OKTAR DURUŞMALAR BOYUNCA MASKE KULLANMIŞ, GENEL SAĞLIĞIN...
MÜMİN ALLAH’TAN GELEN İŞARETLERİ GÖRÜR VE HAYRA YORAR
KANAL D ANA HABER PROGRAMINI HUKUK VE VİCDAN SINIRLARI İÇİNDE YAYIN...
ARKADAŞIMIZ BÜLENT SEZGİN'DEN SAYIN AYŞENUR ARSLAN HANIMEFENDİ’YE AÇIK...
SAYIN ADNAN OKTAR VE ARKADAŞLARINI GÜYA TEHLİKELİYMİŞ GİBİ GÖSTERME OYUNU
ARKADAŞIMIZ SERDAR SUPHİ TOGAY'IN MAHKEME İFADESİNDEN BASINA YANSIYAN...
SÖZDE ETKİN PİŞMAN OLMAK ZORUNDA BIRAKILAN ARKADAŞIMIZ ALİ ŞEREF GİDER’İN...
TURNİKE İFTİRASINA İTİBAR EDİP DİLE GETİRENLERİN ASIL ÖNCELİĞİ...
AKİT CAMİASINDAKİ KARDEŞLERİMİZ BİZİM İYİ NİYETİMİZİ YAKINDAN BİLİR VE...
GERÇEKLER SAYIN DOĞAN KASADOLU'NUN HAYAL DÜNYASINDA YAŞADIĞINDAN VE...
ALİ İHSAN KARAHASANOĞLU KARDEŞİMİZE HANIMLAR HAKKINDA SAYGILI VE NEZAKETLİ...
MUHAFAZAKAR CAMİADA HAKKIMIZDA MERAK EDİLEN BAZI SORULARA CEVAPLAR
DURUŞMADA YÖNELTİLEN SORULAR İDDİANAMEDE YER ALAN SUÇLAMALARIN ASILSIZ...
ARKADAŞIMIZ SEDAT ALTAN'DAN DEĞERLİ GAZETECİMİZ SAYIN AHMET HAKAN'A AÇIK...
ARKADAŞIMIZ MERVE BÜYÜKBAYRAK'IN MİNE KIRIKKANAT HANIMEFENDİ'YE AÇIK...
ARKADAŞIMIZ KARTAL İŞ'TEN SAYIN DOĞU PERİNÇEK’E AÇIK MEKTUP
AV. SN. KEREM ALTIPARMAK’IN “İNTERNET ERİŞİM ENGELLERİ VE İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ”...
"NİHAYET DERGİSİ"NDE, CAMİAMIZ HAKKINDA YAPILMIŞ GERÇEK DIŞI, ÇİRKİN BİR...
HALKI, HALKA EZDİREN SİSTEM SON BULMALI
KONU DEKOLTE DEĞİL, SEVGİMİZE VE DOSTLUĞUMUZA DUYULAN ÖFKE
INDEPENDENT-TÜRKÇE'NİN MÜSLÜMANLARA EVRİM TEORİSİNİ KABUL ETTİRME TAKTİĞİ
BUGÜN BAZI GAZETECİLERİN TUTUKLANMASINI ELEŞTİREN CNN TÜRK GECE GÖRÜŞÜ...
DEKOLTE GİYDİLER DİYE MASUM İNSANLARA YÜZLERCE YIL HAPİS CEZASI İSTEYİP...
SN. ADNAN OKTAR’IN MEHDİLİK İLAN EDEREK DEVLETİ ELE GEÇİRECEĞİ İTHAMI AKLA...
ARKADAŞIMIZ EMRE BUKAĞILI'NIN SN. FAZIL SAYIN AÇIKLAMALARINA CEVABI
SÜLEYMAN ÖZIŞIK KARDEŞİMİZİN DE CEMAATLERİN MİLLETİMİZ İÇİN DEĞERİNİ ÇOK...
ADNAN OKTAR OLMASAYDI...
SAYIN ERGUN YILDIRIM’IN “YENİ MEHDİLER” BAŞLIKLI KÖŞE YAZISINA...
NORMAL VE LEGAL BİR YAŞAMDAN YAPAY SUÇLAR ÜRETİLEREK "HAYALİ BİR SUÇ...
SAYIN ADNAN OKTAR’IN TUTUKLANMASININ ARDINDAN...
CÜBBELİ AHMET HOCAMIZ MÜSLÜMANLARA ATILAN İFTİRALARA İTİBAR ETMEMELİDİR
ODATV GENEL YAYIN YÖNETMENİ SN. BARIŞ PEHLİVAN'A AÇIK MEKTUP
KOMPLOCULAR, KORKUTARAK "SÖZDE" İTİRAFÇI YAPTIKLARI ARKADAŞLARIMIZ...
CUMHURİYET GAZETESİNE AÇIK MEKTUP
GENİŞ HAYAL GÜCÜ İLE KURGULANAN DAVA DOSYASI
MODERNLİK İSLAM’IN GELİŞİP YAYILMASINDA EN ETKİLİ YÖNTEMDİR
SN. ENVER AYSEVER’İN PROGRAMINDA GÜNDEME GELEN İTHAMLARIN CEVAPLARI
SN. ADNAN OKTAR: "ALLAH'IN VERECEĞİ KARARI TALEP EDİYORUM"
MİNE KIRIKKANAT GİBİ AYDIN VE DEMOKRAT BİR HANIMA HUKUKUN TEMEL İLKELERİNE...
Adnan Oktar: "Allah’ın vereceği kararı talep ediyorum."
Adnan Oktar: "Allah’ın vereceği kararı talep ediyorum."
YENİ AKİT GAZETESİ VE ODA TV’DE YER ALAN “UYAP’TAN SANIĞIN ADI SİLİNDİ”...
SAYIN BİRCAN BALİ'YE CEVAP
SAYIN AVUKAT CELAL ÜLGEN'E AÇIK MEKTUP
SAYIN ALİ İHSAN KARAHASANOĞLU'NA CEVAP
SAYIN ADNAN OKTAR VE CAMİAMIZA YÖNELİK MANEVİ LİNÇ
SN. DOĞU PERİNÇEK VE SN. PROF. DR. ALİ DEMİRSOY'UN ÖNEMLİ OLDUĞUNU...
SAYIN PROF. DR. NURAN YILDIZ'A AÇIK MEKTUP
SN. ADNAN OKTAR VE ARKADAŞLARININ İSRAİL VE MUSEVİLERLE OLAN...
CAMİAMIZA YÖNELİK "YURTDIŞI LOBİ FAALİYETLERİ" İSNADI İLE İLGİLİ...
FETÖ'YE KARŞI EN GÜÇLÜ ELEŞTİRİLERİ SN. ADNAN OKTAR YAPMIŞTIR
DELİL VE ŞAHİT OLMADAN SUÇSUZ İNSANLARI CEZALANDIRMAK KUR’AN’A UYGUN...
ARKADAŞLARIMIZ MUAZZEZ VE YILDIZ ARIK’IN DURUŞMADAKİ GERÇEK DIŞI...
İNSANLARA NEREDE VE KİMLERLE YAŞAYACAKLARINA DAİR BASKI VE DAYATMADA...
ARKADAŞIMIZ BERİL KONCAGÜL’ÜN DURUŞMADAKİ GERÇEK DIŞI İDDİALARINA...
KANAL D'NİN UYDURMA HABERİ
MERVE BOZYİĞİT'İN DURUŞMADAKİ AÇIKLAMALARI KUMPASI GÖZLER ÖNÜNE SERDİ !!!
ARKADAŞLARIMIZ ALTUĞ ETİ, BURAK ABACI VE CEYHUN GÖKDOĞAN'IN...
KUMPASÇILARIN ARKADAŞLARIMIZA BASKI VE TEHDİTLE DAYATTIĞI GERÇEK DIŞI...
"NORMAL HAYATIN SUÇMUŞ GİBİ GÖSTERİLMESİ" ANORMALLİĞİ
ARKADAŞIMIZ ÇAĞLA ÇELENLİOĞLU'NUN DURUŞMADAKİ İDDİALARINA CEVABIMIZ
YENİ ŞAFAK VE GÜNEŞ GAZETELERİNDEKİ GERÇEK DIŞI İDDİALARA CEVAP
SAVUNMA HAKKIMIZ NASIL ENGELLENDİ?
ARKADAŞIMIZ ECE KOÇ'UN DURUŞMADAKİ İDDİALARINA CEVABIMIZ
ARKADAŞLARIMIZ MUSTAFA ARULAR VE EMRE TEKER'İN DURUŞMALARINDAKİ...
ARKADAŞIMIZ AYÇA PARS'IN DURUŞMADAKİ İDDİALARINA CEVABIMIZ
KAMU VİCDANI YALANI
DEVLETİMİZİN VERDİĞİ SİLAH RUHSATLARI CAMİAMIZA DUYDUĞU GÜVENİN AÇIK BİR...
ASIL HEDEF İSLAM ALEMİ, TÜRKİYE, SAYIN ERDOĞAN VE AK PARTİ HÜKÜMETİ
GERÇEK MODERNLİK İSLAM DİNİNDEDİR
TV PROGRAMLARINDA SEVGİ DİLİ ESAS ALINMALIDIR
"Allah'tan tahliyemizi istirham ediyorum"
AKİT GRUBUNA AÇIK MEKTUP
"....Allahvar.com sitesi kapatıldı, düşmanım bu siteyi yapmış olsa...
GARDIROP YALANI
SAYIN DOĞU PERİNÇEK'E AÇIK MEKTUP
'CRACKED.COM' SİTESİNDEKİ İDDİALARA CEVAP
1999 KAN KAMPANYASI TAMAMEN MEŞRU VE LEGAL BİR ORGANİZASYONDUR
HARUN YAHYA KÜLLİYATININ İMHASI ÇOK VAHİM VE TARİHİ BİR HATA OLUR
HAKİM VE SAVCILARIMIZ YALNIZCA KANUN, HUKUK VE VİCDANI ESAS ALMALIDIR
DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI RAPORUNA CEVAP
İLERİ DERECEDE MODERN GÖRÜNÜM VE DEKOLTE GİYİM TARZININ NEDENLERİ
"Adnan Bey’in çevresindeki her insan hayat dolu, mutlu, cıvıl cıvıl.”
SUÇSUZ BİR GENÇ KIZ DAHA HUKUKSUZ OLARAK TUTUKLANDI
SÖZDE İTİRAFÇI VEYA MÜŞTEKİ OLMAYA ZORLANMIŞ KARDEŞLERİMİZE ACİL KURTULUŞ...
YENİ BİR SAFSATA DAHA
"Müslümanlar Kardeştir..."
"Biz silahlı suç örgütü değiliz"
MEHDİYETİ GÜNDEME GETİRMEK LİNÇ KONUSU OLMAMALI
"Zorla alıkonma, İzole bir hayat yaşama iddialarını asla kabul etiyorum"
"Adnan Bey bizi çok sever, hep onore eder"
MEDYANIN ZORAKİ "BENZERLİK KURMA" TAKTİĞİ
"Ortada silahlı suç örgütü değil sadece birbirini çok seven arkadaş...
AYÇA PARS CANIMIZ GİBİ SEVDİĞİMİZ, MELEK HUYLU, MÜMİNE KARDEŞİMİZDİR
ÇOK DEĞERLİ BİR SİYASİ BÜYÜĞÜMÜZE AÇIK MEKTUP
"ALIKONMA" SAFSATASI
KUMPASÇILARIN KORKUTARAK İFTİRACI DEVŞİRME YÖNTEMLERİ
BERİL KONCAGÜL TEHDİT ALTINDADIR, CAMİAMIZA İFTİRAYA ZORLANMAKTADIR!
TAHLİYE OLAN ARKADAŞLARIMIZ HİÇ KİMSE İÇİN HİÇBİR ZAMAN BİR BASKI UNSURU...
AV. CELAL ÜLGEN ADİL VE DÜRÜST OLMALI
AKİT TV SUNUCUSU CANER KARAER HAKKINDA ÖNEMLİ BİLGİLENDİRME
MASUM İNSANLARIN TAHLİYESİ TAMER KORKMAZ'I DA SEVİNDİRMELİDİR
"Adnan Bey için ailelerimizle arasının iyi olmadığına dair iftiralar...
"Türkiye ve İslam Dünyasını zayıflatmak istiyorlar.."
"Adnan Bey`den ASLA ŞİDDET VE BASKI GÖRMEDİM..."
"Allah rızası için 40 yıldır Türk-İslam Birliği için çabalıyoruz"
"...En ufak bir suça dahi şahit olmadım..."
"Hakkımızda çok fazla SAHTE DELİLLER ÜRETTİLER..."
"Biz FETÖNÜN ANTİSİYİZ...."
“Bu dava sürecinde.... sözde dijital delillerin ibraz edilmemesi gibi pek...
"Zaten biz birbirimizi bu kadar çok sevdiğimiz için buradayız..."
"Biz bir arkadaş grubuyuz..."
"...Biz Vakıf faaliyetlerimiz ile her zaman Devletimizin yanında olduk"
"Biz kimseyle ilgili karalama faaliyeti yapmadık..."
"...Sözde tecavüz için mi buradaki arkadaşlarımla biraraya geleceğim?!"
"...Faaliyetlerimiz herkese hitap ediyor ..."
"Bizim amacımız şatafat içinde yaşamak değil, hiç kimsenin hitap edemediği...
"İnancım gereği ben insanlara yardım ederim"
"Ne yapsa "zorla" diyorlar. Zorla Gülümsüyor, Zorla, Zorla olur mu?"
"Bizim bir arada olma amacımız örgüt kurmak değil. ilmi mücadele...
"Biz birbirimizi Allah için seven.. arkadaşlarız"
"Polisler geldi, hangi eve operasyon yapacağız derlerken, balkona çıkıp...
"Biz örgüt değiliz"
"Devletimizi desteklediğimiz çok hayırlı faaliyetlerimiz var, Bunlar...
"Biz Allah`tan Razıyız Allah da Bizlerden Razı olur inşaAllah"
"İddia edildiği gibi katı bir ortam olsa 40-50 yıl niye kalalım?"
"Neden cömertsin?" diye soruyorlar
"İngiliz Derin Devleti bunu duyunca çıldırdı..."
"Biz Milli değerler etrafında birleşmiş bir sivil toplum kuruluşuyuz"
"Bir imza atıp dışarı çıkmayı ben de bilirim. Ama iftira büyük suçtur."
"Ben varlıklı bir aileden geliyorum, Saat koleksiyonum var"
"Silahlı suç örgütü iddiası tamamen asılsızdır, yalandır, iftiradır."
"Bizim yaptığımız tek şey Allah'ın yaratışını anlatmaktır."
"Almanya'da İslamofobi var, İslam düşmanları var..."
Bir örgüt olsak devlet bizimle faaliyette bulunur mu?
DAVAMIZ METAFİZİKTİR – 2. BÖLÜM
DAVAMIZ METAFİZİKTİR – 1. BÖLÜM
MAHKEME SÜRECİNDE SİLİVRİ CEZAEVİNDE YAŞANAN EZİYET VE ZULÜMLER
"Ben Sayın Adnan Oktar `dan hiçbir zaman Şiddet, Eziyet, Baskı görmedim."
DAVA DOSYASINDAKİ CİNSELLİK KONULU İDDİALAR TÜMÜYLE GEÇERSİZDİR
DURUŞMALARIN İLK HAFTASI
"İNFAK" SUÇ DEĞİL, KURAN'IN FARZ KILDIĞI BİR İBADETTİR
GERÇEK TURNİKE SİSTEMİ GENELEVLERDE
Adnan Oktar davasının ilk duruşması bugün yapıldı.
AVK. UĞUR POYRAZ: "MEDYADA FIRTINA ESTİRİLEREK KAMUOYU ŞARTLANDIRILDI,...
Adnan Oktar'ın itirafçılığa zorlanan arkadaşlarına sosyal medyadan destek...
Adnan Oktar suç örgütü değildir açıklaması.
Adnan Oktar'ın cezaevinden Odatv'ye yazdığı mektubu
Adnan Oktar'dan Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan'a mektup
Casuslukla suçlanmışlardı, milli çıktılar.
TBAV çevresinden "Bizler suç örgütü değiliz,kardeşiz" açıklaması
Bu sitelerin ne zararı var!
Adnan Oktar ve arkadaşları 15 Temmuz'da ne yaptılar?
Sibel Yılmaztürk'ün cezaevinden mektubu
İğrenç ve münasebsiz iftiraya ağabey Kenan Oktar'dan açıklama geldi.
Adnan Oktar ve arkadaşlarına Emniyet Müdürlüğü önünde destek ve açıklama...
Adnan Oktar hakkında yapılan sokak röportajında vatandaşların görüşü
Karar gazetesi yazarı Yıldıray Oğur'dan Adnan Oktar operasyonu...
Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan'dan Adnan Oktar ile ilgili...
Ahmet Hakan'nın Ceylan Özgül şüphesi.
HarunYahya eserlerinin engellenmesi, yaratılış inancının etkisini kırmayı...
Kedicikler 50bin liraya itirafçı oldu.
Adnan Oktar ve arkadaşlarına yönelik operasyonda silahlar ruhsatlı ve...
FETÖ'cü savcının davayı kapattığı haberi asılsız çıktı.
Adnan Oktar ve arkadaşlarının davasında mali suç yok...
Cemaat ve Vakıfları tedirgin eden haksız operasyon: Adnan Oktar operasyonu...
Tutukluluk süreleri baskı ve zorluk ile işkenceye dönüşüyor.
Adnan Oktar’ın Cezaevi Fotoğrafları Ortaya Çıktı!
"Milyar tane evladım olsa, milyarını ve kendi canımı Adnan Oktar'a feda...
Adnan Oktar davasında baskı ve zorla itirafçılık konusu tartışıldı.
Adnan Oktar ve arkadaşlarının davasında iftiracılık müessesesine dikkat...
Adnan Oktar davasında hukuki açıklama
Adnan Oktar ve Arkadaşlarının Masak Raporlarında Komik rakamlar
Adnan Oktar ve Arkadaşlarının tutukluluk süresi hukuku zedeledi.
Adnan Oktar'ın Museviler ile görüşmesi...
Adnan Oktar ve arkadaşlarına yönelik suçlamalara cevap verilen web sitesi...
Adnan Oktar ve arkadaşlarına karşı İngiliz Derin Devleti hareketi!
Adnan Oktar iddianamesinde yer alan şikayetçi ve mağdurlar baskı altında...
Adnan Oktar iddianamesi hazırlandı.
SAYIN NEDİM ŞENER'E AÇIK MEKTUP
Adnan Oktar ve Nazarbayev gerçeği!
En kolay isnat edilen suç cinsel suçlar Adnan Oktar ve Arkadaşlarına...
Adnan Oktar kaçmamış!
BİR KISIM MEDYA KURULUŞLARINA ÇAĞRI !!!
FİŞLEME SAFSATASI
İSA TATLICAN: BİR HUSUMETLİ PORTRESİ
SİLİVRİ CEZAEVİNDE YAŞANAN İNSAN HAKLARI İHLALLERİ
MÜMİNLERİN YARDIMLAŞMASI VE DAYANIŞMASI ALLAH'IN EMRİDİR
GÜLÜNÇ VE ASILSIZ "KAÇIŞ" YALANI
ABDURRAHMAN DİLİPAK BİLMELİDİR Kİ KURAN’A GÖRE, ZİNA İFTİRASI ATANIN...
YALANLAR BİTMİYOR
SAÇ MODELİ ÜZERİNDEN KARA PROPAGANDA
TAHLİYE EDİLENLERE LİNÇ KAMPANYASI ÇOK YANLIŞ
MEDYA MASALLARI ASPARAGAS ÇIKMAYA DEVAM EDİYOR
Adnan Oktar ve Arkadaşlarının ilk duruşma tarihi belli oldu.
AKİT TV VE YENİ AKİT GAZETESİNE ÖNEMLİ NASİHAT
YAŞAR OKUYAN AĞABEYİMİZE AÇIK MEKTUP
KARA PARA AKLAMA İDDİALARINA CEVAP
Adnan Oktar ve FETÖ bağlantısı olmadığı ortaya çıktı.
TAKVİM GAZETESİNİN ALGI OPERASYONU
Adnan Oktar ve Arkadaşlarına yönelik suçlamaların iftira olduğu anlaşıldı.
"Bizler Suç Örgütü Değiliz..."