İmam Rabbani Hazretleri'nin Hz. Mehdi (a.s.)'nin hicri 1400'de zuhur edeceğine dair verdiği iki önemli ölçü de gerçekleşmiştir

Büyük Ehl-i Sünnet alimi İmam Rabbani Hazretleri Hz. Mehdi (a.s.)’nin zuhuruyla ilgili olarak Mektubat-ı Rabbani adlı eserinde iki tane çok önemli ölçü vermiştir.
 
1.    ÖLÇÜ
 
Bu ölçülerden birincisi Hz. Mehdi (a.s.)’nin Peygamberimiz (s.a.v.)’den bin sene geçtikten sonra zuhur edeceğidir.
 
Rabbani Hazretleri Mektubat-ı Rabbani’nin 1/569. sayfasında şöyle bildirmektedir:


Ancak beklenen odur ki; ARADAN BiN SENE GEÇTİKTEN SONRA bu saklı devlet tecid edile (yenilene). Ona bir üstünlük verilip suyu bulması, arttırıla... Böylece kemalatin (faziletlerin, mükemmelliklerin) aslı zuhur edip onun zilletini örte.. Ve yüce bağlılığa değer veren HZ. MEHDİ GELSİN. Allah ondan razı olsun.

(Mektubat-i Rabbani, 1/569)


Şu an Hicri 1430 yılındayız. Bu tarih, Peygamberimiz (s.a.v.)’den itibaren 1000 yılın geçmiş olduğunu göstermektedir. Bu da Rabbani Hazretleri’nin Hz. Mehdi (a.s.)’nin zuhuru için gerekli olduğunu ifade ettiği birinci ölçüsünün gerçekleşmiş olduğunu ispatlamaktadır.




2.    ÖLÇÜ
 
Rabbani Hazretleri’nin Hz. Mehdi (a.s.)’nin zuhuruyla ilgili verdiği ikinci büyük ölçüsü ise “iki dişli münevver bir yıldızın” dünyanın yakınından geçmesi şartıdır.


Ashabın verdiği habere göre, Resulullah (sav) Efendimiz şöyle buyurmuştur:
 
 
"Vaad edilen Mehdi'nin zuhur mukaddimeleri olan Abbasi Melik Horasan'a vardığı zaman, ŞARK TARAFINDA İKİ DİŞLİ (1) MÜNEVVER (2) BİR BOYNUZ (3) ÇIKAR."
 
 
 
"ŞARK TARAFINDA BIR KUYRUKLU YILDIZ DOĞUP AYDINLIK VERECEKTİR."
 
 
 
Bu yıldız dahi doğmuştur. Amma o mudur, yoksa onun bir benzeri midir?
 
 
 
Bu yıldıza:
 
 
 
-Kuyruklu yıldız, adının verilmesi, ihtimal ki, şu anlatmalara dayanıyor:
 
-Sabitlerin seyri, MAĞRİBDEN (BATIDAN) MEŞRİKADIR (DOĞUYADIR)(4)...
 
 
 
Bu yıldızın durumu da, onun seyrine göredir. Yani yüzü meşrik canibine doğru, arkası dahi, mağrib tarafınadır. Bu uzun beyazlık dahi, onun arka tarafındadır. Bu mana icabı olarak, ona:
 
 
 
-Kuyruk... isminin verilmesi yerindedir.
 
 
 
ONUN HER GÜNKÜ IRTİFİ (GEÇİŞ YÖNÜ) İSE, MEŞRİKTEN MAĞRİBEDİR.(5) Ancak o, kısri (kendine has durumunda ağırlık taşıyan) seyri ile felek-i azamın seyrine bağlıdır.
 
Hakikat-i hali, en iyi bilen Sübhan Allah'tır.
 
İmam-ı Rabbani, Mektubat-ı Rabbani, 381. Mektup, s.1184




(1) ... iki dişli...:
 
Lulin  kuyruklu yıldızının arka kısmındaki kuyruğun çatallı olması, hadisteki iki dişli ifadesiyle birebir bağdaşmaktadır.
 
(2) ... münevver (aydınlatıcı)...:
 
Hadiste bahsi geçen münevver (aydınlatıcı) sıfatı, Lulin kuyruklu yıldızının dünyaya yaklaştıkça 6 yıldız parlaklığı kadar artan parlaklığına işaret etmektedir.
 
(3) ... bir boynuz...:
 
Lulin kuyruklu yıldızını diğer kuyruklu yıldızlardan ayıran en önemli farklılığı, yıldızının çekirdeğinin arka kısımda yer alan kuyruğunun karşısında, çekirdeğin ön kısmında yani ilerleme yönünde de bir kuyruğunun bulunmasıdır. Lulin kuyruklu yıldızının çekilmiş fotoğraflarına bakıldığında da karşıt yöndeki iki kuyruğun şekil itibariyle bir boynuzu andırdığı ilk bakışta farkedilmektedir.
 
(4) Sabitlerin seyri mağripten (batıdan) meşrikadır (doğuyadır)...:
Hadisin devamında yer alan "Sabitlerin seyri, mağribden (batıdan) meşrikadır (doğuyadır)..." ifadesi gökcisimlerinin dönüş yönüne işaret etmektedir, ki bu bilgi 20. yüzyılda elde edilen astronomi bilgileriyle birebir uyuşmaktadır. Nitekim bütün gökcisimleri MAĞRİPTEN (batıdan) (MEŞRİKA) doğuya hareket etmektedir.
(5) Onun her günkü irtifi (geçiş yönü) ise, meşrikten (doğudan) mağribedir (batıyadır)...:Burada ise “Onun her günkü irtifi (geçiş yönü) ise..." denilerek, Lulin kuyruklu yıldızının diğer gök cisimlerinden farklı olarak doğudan batıya doğru hareket ettiği bildirilmiştir.
 
Peygamber Efendimiz (sav)'in hadisinde ahir zamanda gelmesi beklenen Hz. Mehdi (a.s.)'nin çıkış alameti olarak belirttiği ve İmam-ı Rabbani'nin de detaylı olarak tefsir ettiği "  iki dişli münevver (aydınlatıcı) bir boynuz çıkar" ifadesi 24 Şubat 2009 yılında yani Hicri 1430’da Dünya'ya en yakın noktadan geçen Lulin kuyruklu yıldızına işaret etmektedir.
 
Bu kuyruklu yıldızın en önemli bir diğer özelliği de bilim adamlarınca; bu yıldızın bir daha en az 1000 YIL SONRA yeniden Dünya’nın yakınından geçebileceğinin söylenmesidir.
 
(Lulin kuyruklu yıldızının bin yılda bir geldiği; bundan sonraki gelişinin de bin yıl sonra olacağını açıklayan bilimsel açıklamaların olduğu internet siteleri.)
http://www.skyandtelescope.com/observing/home/35992534.html
http://kathmanduk2.wordpress.com/2009/01/17/skywatch-comet-lulin-approaches/
http://www.dipity.com/timeline/Comet-Lulin
http://topnews.us/content/23887-get-best-views-comet-lulin-now
http://www.brighthub.com/science/space/articles/25677.aspx




Bilim adamlarınca verilen bu zaman ise, Ehl-i sünnet alimlerinin; -Peygamberimiz (s.a.v.)’in hadislerinden yola çıkarak- dünyanın ömrü ve kıyamet günü ile ilgili olarak vermiş oldukları tarihlere göre bu yıldızın bir daha geçmesinin mümkün olmadığını göstermektedir. Çünkü Peygamberimiz (s.a.v.)’den rivayet edilen hadislerde Dünya’nın ömrünün 7000 yıl olduğu bildirilmiştir.


Enes Malik 'den tahric etti. O dedi ki, Resulullah (s.a.v.) buyurdu:
 
DÜNYANIN ÖMRÜ, AHİRET GÜNLERİNDE YEDİ GÜNDÜR. Allah-u Teala buyurdu ki: Rabbin katında bir gün sizin saydıklarınızdan bin yıl gibidir.
 
Enes b. Malik 'den O dedi ki Resulullah (s.a.v) buyurdu:
 
Enes bin Malik’den: ”Kim bir din kardeşinin, Allah yolunda ihtiyacını görürse, Allah onun için gündüzlerini oruçla, gecelerini de,ibadetle geçirmişçesine, ŞU DÜNYANIN YEDİ BİN YILLIK ÖMRÜ MÜDDETİNE sevab yazar.”
(Kitab-ül Burhan fi Alamet-il  Mehdiyy-il Ahir zaman, sh. 88)
 

Yine Hanbeli Mezhebi’nin kurucusu Ahmet İbni Hanbel’in eserinde yer alan ve Peygamberimiz (s.a.v.)’den rivayet edilen bir hadiste ise Peygamberimiz (s.a.v.)’e kadar Dünya’nın ömründen 5600 yıl geçtiği bildirilmiştir:


Ahmet İbni Hanbel ilel’inde nakletti. 
DÜNYADAN BEŞ BİN ALTI YÜZ YIL GEÇMİŞTİR.

(Kitab-ül Burhan Fi Alamet-il Ahir zaman, 89)
 

Büyük ehl-i sünnet alimlerden Suyuti Hazretleri ise ümmetin ömrü ile ilgili olarak şöyle bildirmiştir:


"BENİM ÜMMETİMİN ÖMRÜ 1500 SENEYİ PEK GEÇMEYECEK."

(Suyuti, el-Keşfu an Mücavezeti Hazihil Ümmeti el-Elfu, el-havi lil Fetavi, Suyuti. 2/248, tefsiri Ruhul Beyan. Bursevi. (Arapça) 4/262, Ahmed bin Hanbel, Kitâbu’l-İlel, sh. 89)
 



Peygamberimiz (s.a.v.)’den rivayet edilen tüm bu bilgiler değerlendirildiğinde Dünya’nın ömrünün Hicri 1500’leri geçmeyeceği doğrulanmaktadır. Bu nedenledir ki Lulin kuyruklu yıldızının Dünya’nın yakınından bir daha 1000 yıl sonra geçmesi sahih hadislere ve ehl-i sünnet alimlerinin ortak görüşlerine göre mümkün değildir. (Doğrusunu Allah bilir.)
 
Bu durum, hem Rabbani Hazretleri’nin Mektubat’ında vermiş olduğu; “iki dişli münevver yıldız” ile ilgili bilginin, Hicri 1430’da Dünyamızın yakınından geçen Lulin kuyruklu yıldızına ait olduğunun bir ispatıdır hem de Hz. Mehdi (a.s.)’nin zuhuruyla ilgili olarak verdiği bu son ölçünün de gerçekleşmiş olduğunun açık bir göstergesidir.
2009-05-18 06:56:33

Harun Yahya Etkiler | Basında Harun Yahya | Sunumlar | Ses kasetleri | İnteraktif CD'ler | Konferans setleri | Radyo programı / Piyesler | Broşürler| Site Hakkında | HarunYahya.net | Ana sayfanız yapın | Sık kullanılanlara ekle | RSS Servisi
Bu sitede yayınlanan tüm materyaller, Sayın Adnan Oktar’ı referans göstermek koşuluyla telif hakkı ödemeksizin kopyalanabilir ve çoğaltılabilir
© Sitemizde ve diğer tüm Harun Yahya eserlerinde yer alan Sayın Adnan Oktar’a ait şahsi fotoğrafların bütün yayın hakları Global Yayıncılık Ltd.Şti’ne aittir. Kısmen de olsa izinsiz kullanılamaz ve yayınlanamaz.
© 1994 Harun Yahya. www.harunyahya.org
page_top