“Galatasaray ve Fenerbahçe taraftarları karşılaştıklarında birbirlerinin gönlünü alsınlar, şakalaşsınlar”

 

Fenerbahçeli Burak Yıldırım’ı bıçakladılar, aslan gibi delikanlı. Bir kısım gençlerdeki sevgisizlik çok korkunç. Öldüren kişi üstünde bıçak taşıyor ve bir şey olduğunda kendini savunacağını biliyor. Önceden hazırlanmış, bak sevgiyi kalbinde öldürmüş, bu çok korkunç. Yani gerekirse adam öldüreceğine inanmış, bıçaklayacağına inanmış. Yani çok korkunç bir dünya sunuluyor.

Taraftarlar normalde dindarlar maşaAllah, fakat bir kısmında sevgi eksikliği var. O taraftarlar, mesela toplu beraber gidiyorlar, beraber gidince birisiyle karşılaştıklarında laf atıyorlar yahut dövmeye kalkıyorlar, bu bir adet, gelenek olmuş. Şakalaşın, karşılaştığınızda gönül alın, niye bıçaklama, niye dövme, sövme?

Şaka yapabilirsin, mesela ‘yendik’ dersin,  gülersiniz. ‘Bir dahaki sefer de biz yeneceğiz’ diyebilir. Ama bu öldürme ruhu, bu sevgisizlik, bu şiddet ruhu bir felsefe olarak, bir gençlik felsefesi gibi gençlerin içerisinde yayıldı ve çok normal karşılanıyor bu. Yani bir çoğu bıçak taşıyor üstünde yahut ona benzer şeyler… çelik parçalar falan… Yani adam öldürmeye veya yaralamaya yönelik, kendini savunmak için … Ne kadar korkunç şeyler bunlar. Üstelik haberi de yok ne yaptığından, Burak Yıldırım’ı öldüren kişi ‘ne yaptığımı bilmiyorum’ diyor, ‘bıçağı salladım’ diyor. Karşıdakiler insan…

Taraftarlar birbirlerinin gönlünü alsınlar, şakalaşsınlar inşaAllah. Beraber oturup yemek yiyin. Spor değil mi bu?  Bu nefret, bu şiddet niye? İşte sevgisizlik, merhametsizlik çok yaygın.

Bunun sebebi de Mehdi’nin henüz zahir hale gelmemiş olması. Mehdi zahir olmuş olsa sevgiyi bir haftada, on günde öğretir. Hemen konu hallolur, gençler böyle aşkla coşkuyla birbirlerine sarılırlar. Müthiş bir muhabbet ortamı olur. Alevi Sünni birbirine sarılır, Fenerbahçeli Beşiktaşlı birbirine sarılır, Galatasaraylı birbirine sarılır. Akıllı Fenerbahçeliler, Galatasaylılar, Beşiktaşlılar zaten öyle olumsuz bir tavra girmezler. Ama böyle arada sevgisizlik ruhunu taşıyan bazı gençler var.

 

“Galatasaraylı futbolcu Drogba’ya söylenen sözler kabul edilemez. Hepimiz Hz. Adem’in evlatlarıyız”

Mesela Galatasaraylı zenci futbolcu Drogba’ya maymun olduğunu ima etmişler. Bu çok korkunç bir şey. Halbuki Hz. Adem’in evladı, Hz. Nuh’un evlatları onlar. Olur mu hatta bizim bile üstümüzde ben vardır, vücudumuzda benler vardır, o atalarımızdan gelen benlerdir. Yani bizim de genlerimizde zenci geni var. Yani her insanda zenci geni vardır. Ama Allah onları zenci olarak yaratmış. Hz. Adem’in vücudunda da vardı zenci geni, evlatlarında çıktı. Dolayısıyla bütün insanların vücudunda vardır. Vücudumuzdaki benler, o genlerin alameti olarak kalmıştır üstümüzde.

Drogba kendisini evrim teorisiyle korumaya kalkmış, ne alakası var? ‘Hepimiz Hz. Adem’in evlatlarıyız’ desene. Evrim teorisini söylersen, sen onların dediğini uygulamış oluyorsun o zaman.

Öyle çözüm olmaz. Çözüm sevgi ruhunu, kardeşlik ruhunu yaşamaya teşvik etmektir. (Adnan Oktar, 14 Mayıs 2013, A9 TV)

2013-05-15 16:45:07

Harun Yahya Etkiler | Basında Harun Yahya | Sunumlar | Ses kasetleri | İnteraktif CD'ler | Konferans setleri | Radyo programı / Piyesler | Broşürler| Site Hakkında | HarunYahya.net | Ana sayfanız yapın | Sık kullanılanlara ekle | RSS Servisi
Bu sitede yayınlanan tüm materyaller, Sayın Adnan Oktar’ı referans göstermek koşuluyla telif hakkı ödemeksizin kopyalanabilir ve çoğaltılabilir
© Sitemizde ve diğer tüm Harun Yahya eserlerinde yer alan Sayın Adnan Oktar’a ait şahsi fotoğrafların bütün yayın hakları Global Yayıncılık Ltd.Şti’ne aittir. Kısmen de olsa izinsiz kullanılamaz ve yayınlanamaz.
© 1994 Harun Yahya. www.harunyahya.org
page_top
iddialaracevap.blogspot.com ahirzamanfelaketleri.blogspot.com ingilizderindevleti.net