Taha Suresi; 116-122 (İmanlı olduğumuz için cennette rahat edeceğiz. İmanı olmayan cennette yine vesvese eder.)

ADNAN OKTAR'IN KAÇKAR TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (29 ARALIK 2010)

“Hani Biz meleklere: ‘Adem'e secde edin’ demiştik, İblis'in dışında (diğerleri) secde etmişlerdi, o, ayak diremişti.” Ben diyor secde etmem diyor. Adem (a.s.)’a secde ettiriyor Allah, ağrına gidiyor. Hz. Adem (a.s.)’ın önünde eğilmek, secdeye kapanmak, ağrına gidiyor, kabul etmiyor.  Şeytandan Allah’a sığınırım. “Bunun üzerine dedik ki; ‘Ey Adem, bu gerçekten sana ve eşine düşmandır.’” Allah dikkat çekiyor; “Ey Adem bu gerçekten sana ve eşine düşmandır”, bunun özelliği budur, diyor Allah. Sana ve eşine, insanlara düşmandır, diyor. “Sakın sizi cennetten sürüp çıkarmasın, sonra mutsuz olursun” diyor. Cennette mutluluk var, cennetten çıkarsan mutsuz olursun, ‘sakın’ diyor, Allah, dikkatini çekiyor. “Şüphesiz senin acıkmaman ve çıplak kalmaman, orada, (cennette kalmana bağlı)dır.”  Bakın, “şüphesiz senin acıkmaman” acıkma hissi yok cennette. “Ve çıplak kalmaman, orada, (cennette kalmana bağlı)dır.” Sürekli Allah onun üzerinde bir elbise yaratıyor cennette. Bütün elbiseleri yaratan Allah’tır. “Size giyimlikler var ettik” diyor mesela Kuran’da Allah. Çünkü biz beynimizin içinde Allah’ın yarattığı kıyafeti görüyoruz, dışarıdaki kıyafeti göremeyiz. Dışarıdaki kıyafetin ne rengi vardır, ne de öyle örtücü özelliği vardır, çünkü madde saydamdır dışarıda, simsiyah karanlık vardır. Örtücü olmasını, Allah bizim beynimizde yaratıyor. “Şüphesiz senin acıkmaman ve çıplak kalmaman orada (cennette) kalmana bağlıdır.”  Cennette kalman ancak bana itaat etmenle olur, bana bağlı olmanla olur, diyor Allah. “Ve gerçekten sen burada susamayacaksın”, cennette susama hissi yok, acıkma hissi yok, çıplak kalmak yok. “Yakıcı sıcakta yanmayacaksın da” aşırı soğuk, aşırı sıcak yok. Ilıman, güzel bir iklimi var cennetin. “Sonunda şeytan ona vesvese verdi. Dedi ki; ‘Sana sonsuzluk ağacını ve yok olmayacak bir mülkü haber vereyim mi?’”, Hz. Adem (a.s.), Allah’ın sözüne güvenmesi gerekirken, şeytanın sözüne güveniyor, vesvese ediyor. Bakın, “Sonunda şeytan ona vesvese verdi. Dedi ki; ‘Sana sonsuzluk ağacını ve yok olmayacak bir mülkü haber vereyim mi?’” Zaten cennette sonsuz kalacak. Normalde sonsuz kalacak ama sonsuz kalmayacaksın, sana ben bir yol göstereceğim, yöntem göstereceğim, o zaman sonsuza kadar kalacaksın ama benim sözümü dinleyeceksin, diyor şeytan. Halbuki Allah zaten söylemiş; “Sonsuza kadar kalacaksın” diyor. Allah’ın sözüne inanması gerekirken, şeytanın sözüne inanıyor. “Ve yok olmayacak bir mülkü haber vereyim mi?”, bu mülk, bunların hepsi yok olacak diyor ama yok olmayacak şekilde olmasını istiyorsan, sana söylediklerimi yap, diyor. Bakın cennette bile eğer iman zafiyeti olursa, insanın ne hale geleceğini Allah gösteriyor. Çünkü biz cennete gittiğimizde imanlı gideceğiz ve imanlı olduğumuz için cennette rahat edeceğiz. İmanı olmayan cennette yine vesvese edebilir, yine rahatsız olur. Mesela bir kafir cennette olsa çok rahatsız olur, çünkü Allah’tan yine şüphe eder. Biz Allah’ı, Allah’ın Kendisini bildiği gibi hiçbir zaman için bilemeyeceğiz. Allah’ın Kendi Kendisini bildiği gibi bilmesi için bir insanın haşa Allah olması lazım. Böyle bir şey de olmayacağı için, Allah’a hep iman edeceğiz, inşaAllah. “Böylece ikisi” Adem ve Havva “ondan yediler, hemen ardından ayıp yerleri kendilerine açıldı,” eğer bu meyveyi yerseniz, bu meyveyi tamam, sonsuza kadar hem yok olmayacaksınız, ölmeyeceksiniz, sonsuza kadar yaşayacaksınız, hem de mülk de kaybolmayacak, mülk de sürekli kalacak, diyor. Allah’ın sözüne güvenmeyip şeytanın sözüne güvendikleri için onu yapıp, öyle bir şey elde etmek istiyorlar. Allah’ın ondan o gerçeği gizlediğini zannediyorlar, şeytan biliyor zannediyorlar. “Ayıp yerleri kendilerine açıldı, üzerlerini cennet yapraklarından yamayıp-örtmeye başladılar.” Hemen o açılan yerlerini kapatmaya çalışıyorlar. “Adem, Rabbine karşı gelmiş oldu da şaşırıp-kaldı.” Cenab-ı Allah kendi gücünü gösteriyor. Hani kaybolmayacak mülkten bahsederken, o mevcudu da kaybediyor, üzerindeki elbiseleri de gidiyor, inşaAllah. “Sonra Rabbi onu seçti, tevbesini kabul etti ve doğru yola iletti.” Çok pişman oluyor tabii Hz. Adem (a.s.), “ve onu doğru yola iletti” diyor. Onun için imanlı olmanın önemini Allah bize gösteriyor. Çünkü cennette de müminler Allah’tan razı olmuş olarak, Allah da onlardan razı olmuş olarak tahkiki imanla gidiyorlar. Cennette de sonsuza kadar Allah’a iman ediyor mümin, hiç Allah’tan kuşkusu olmuyor. Her zaman Allah’ı seviyor, her zaman Allah’a bağlı oluyor. Tahkiki imanın önemini de Allah burada göstermiş oluyor.

 


2011-02-27 23:43:57

Harun Yahya Etkiler | Basında Harun Yahya | Sunumlar | Ses kasetleri | İnteraktif CD'ler | Konferans setleri | Radyo programı / Piyesler | Broşürler| Site Hakkında | HarunYahya.net | Ana sayfanız yapın | Sık kullanılanlara ekle | RSS Servisi
Bu sitede yayınlanan tüm materyaller, Sayın Adnan Oktar’ı referans göstermek koşuluyla telif hakkı ödemeksizin kopyalanabilir ve çoğaltılabilir
© Sitemizde ve diğer tüm Harun Yahya eserlerinde yer alan Sayın Adnan Oktar’a ait şahsi fotoğrafların bütün yayın hakları Global Yayıncılık Ltd.Şti’ne aittir. Kısmen de olsa izinsiz kullanılamaz ve yayınlanamaz.
© 1994 Harun Yahya. www.harunyahya.org
page_top
iddialaracevap.blogspot.com ahirzamanfelaketleri.blogspot.com ingilizderindevleti.net